‘Arda Turan’ olarak etiketlenmiş yazılar

PostHeaderIcon Güle Güle Arda Turan…

Kızacak bir kişi varsa bu işin başındakine kızacaksın arkadaş. Başa geçtiğinden beri dünyanın parasını harcayıp üstüne sportif olarak sürekli geri gitmeyi başaran kim? Ben miyim? Adnan Polat’a bir kez daha oy verenler düşünsün şimdi. Son derece başarısız olmayı başaran ekibiyle mutlu olduğunu söyleyen, tam sayfa röportaj veren, oyuncuları suçlayan kim ben miyim? Ben mi getirdim o teknik heyeti, o futbolcuları bu takıma. Ortada bir başarısızlık varsa ki vardır, çıkıp hesabı birinin ödemesi gerekir.

Futbolda başarılı olmak istiyorsan oyuncun; hem yetenekli olacak, hem zeki ve akıllı olacak, hem de çalışkan, özverili olacak, forma aşkıyla oynayacak. Galatasaray’da şu an bu kriterleri dört dörtlük dolduran bir oyuncu yok. Sabri çok çalışkan, çok özverili, tamamen forma aşkıyla çalışıyor, oynuyor. Ancak yetenekli değil ve futbol zekası yok. Arda kağıt üstünde çok yetenekli, forma aşkı da var. Ama çalışkan değil, sahada sadece kabadayı gibi yürüyor, taraftara posta koyuyor. Sorarsan son on hafta bir iş yaptın mı diye, cevap yok. Galatasaraylılığına, forma sevgisine söyleyecek tek kelime yok. Tüm tribün çok seviyor kendisini. Ama 10 numaralı formayı giyip koluna pazu bandını takıyorsa herkes Arda’dan daha fazlasını bekliyor. M.Topal gerçekten soyadı gibi. Yalnızken kendi arkadaşına pas vermeyi başaramıyor, ben merak ediyorum tek başına uçağa binip Valencia’ya gitmeyi başarabilecek mi acaba?

En iyisi tek tek bakalım. Önce teknik heyet. Mutlak kazanması gereken Atletico Madrid ve Fener maçlarında kenar yönetim olarak tüm hamleleri negatif sonuçlanan Rijkaard ve ekibi bugün Bursa karşısında da başarılı olamadı. Baktığımızda geçen yıla göre kadro çok çok büyüdü. Ama Rijkaard bir oyun felsefesi otrttu mu? Bir başarı yakaladı mı? Galatasaray takımına şunu verdi diyebiliyor muyuz? Hepsinin cevabı çok net bir şekilde cevabı HAYIR. E, bu durumda Skibbe’nin, Bülent Korkmaz’ın ne suçu vardı? Yada Inamoto’yla oynatılan Eric Gerets’in? Rijkaard ve ekibi ellerindeki kadronun kesinlikle hakkını veremedi. Son derece başarısızlar.

Yönetime gelince hem kurdukları kadroyu bir arada tutamadılar, hem de devre arası en golcü oyuncu Shabani Nonda’yı gönderip hiç bir işe yaramayan Jo ve Gio’yu aldılar. Sakatların bir an önce sahaya dönmelerini sağlayamadılar. Bir de üstüne sezon başı yıllar boyu unutulmayacak Cemal Nalga skandalına neden oldular. Üstelik şube sorumlusu Yiğit Şardan istifa ettikten sonra, kendisini tekrar yönetime aldılar. Tabi Japonya değil burası. Kimse şuçunu kabul etmez bu ülkede. Gayet normal. Son derece suçludur bu yönetim. Sponsor bulmak değil temel görevleri. Spor kulübü burası, ticari işletme değil. Sportif başarı yakalamak olmalı primer amaçları, sponsor bulmak değil.

Oyuncularda kaleci Leo Franco sezon sonunu beklemeden gönderilmeli bence. Buralarda vakit kaybetmesin, yazık gitsin kendine kulüp bulsun. Allah’tan son haftalarda kaleye Aykut geçti de Galatasaray kalecilerinin de gol kurtarabileceğini görmüş olduk. Evet savunma dökülüyor. Her hafta rakiplere bolca pozisyon veriyoruz ama daha önce gelen her top gol oluyordu. Oysa şimdi Aykut ile gol kurtarmanın ne demek olduğunu öğrenemey başladık tekrar. Eğer üstün başarı sahibi G.Saray yönetimi seneye de Türk kalecileri ekarte edip saçma sapan bir yabancı kaleci daha alırsa, ben olsam Aykut’un yerinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesin’e giderim.

Jo, Caner, Servet, M.Topal, M.Sarp umarım gelecek sene bu formayı giyiyor olmazlar. Akılsız, faydasız adamların bu takımda yeri olmamalı. Gio Dos Santos ve Elano da tartışılır. Bu beşi olmasın, alt yapıdan gençlerle oynayalım bakın bakalım bu taraftar nasıl inletiyor o tribünleri. Ruhsuz değil adam gibi adam istiyoruz. M.Sarp bugün oyuna girdi, ayağına değen her topu rakibe verdi. Zaten o iş için Mehmet Topal’ı tutuyoruz saha içinde. İkinci girince iyice düşüyoruz. Bir de günün en iyilerinden biri olan Elano’yu çıkardı Rijkaard yine, akıllara zarar. Elano, Arda, Gio Dos Santos’u çıkarıp kimle maçı kazanmayı planladı çok merak ediyorum.

Daha da önemlisi bu sezon sonu Dünya Kupası var. Orda forma giymesi muhtemel Kewell, Neill, Elano, Gio Dos Santos gibi adamlar sezon açılışına gelemeyecekler. Malesef çok iyi biliyoruz ki sezon başı kampına katılamayan tüm oyuncular çok başarısız sezon geçiriyorlar. Hem yeterince dinlenememiş oluyorlar hem de sezon başı yüklemeleri kaçırmış oluyorlar. Bakalım bu oyuncuların hangisi seneye kadromuzda olacak? Hangisi ne zaman katılacak? Yetmez gibi faydasız futbolcu transferinde büyük sihirbazlıklar yapanlar kimleri alacak gidenlerin yerine? Yine Dünya Kupası’na gidip takıam çok az katkı sağlayan oyuncular mı alacaklar acaba? Bir de Lincoln sonrası bu takıma ben olduğum müddetçe bir daha Brezilyalı alınmayacak deyip hem Elano’yu yetmez gibi üstüne hem de Jo’yu transfer eden Adnan Polat’a saygıyla bir kez daha anıyoruz.

Eğer istikrar adına Rijkaard kalacaksa bu takımın başında yanına mutlaka ama mutlaka söz sahibi bir Türk antrenör getirilmeli. Suat Kaya, Tugay Kerimoğlu, keşke kabul etseler Abdullah Avcı, Bülent Korkmaz… Kalmayacaksa da olabiliyorsa Fatih Terim, olamıyorsa da mutlak suretle Abdullah Avcı’ya görev verilmeli. Artık kariyerli yabancı falan değil, bu kulübe sevdalı birileri gelmeli bu takımın başına. Çünkü gelen yabancı teknik adamın Türkiye’yi, Türk futbolunu, Galatasaray mantalitesini tanıması yıllar alıyor. Bu yabancı hocanın yanına bir Türk antrenörü de ekibe koymayı başaramayan Adnan Polat ve ekibini bir kez daha saygıyla anıyorum.

Kimse yanlış anlamasın, ne Adnan Polat, ne diğer yöneticiler; ne Rijkaard, ne de diğer teknik ekip. Kimseyle alıp veremediğimiz yok. Hepimiz Galatasaray’ın başarısını istiyoruz. Biz yağmur, çamur demeden her maça gidiyoruz taraftar olarak. Ve şunu söylüyoruz sevgimiz renklere, sizlere değil. Buna hoca, futbolcu, yönetici herkes giriyor. Yöneticiler geliyor en fazla 3-5 sene görev alıyor, sonra ortalardan çekiliyor. Futbolcu geliyor, formayı öpüyor, resim çektiriyor. 3-5 sene sonra gidip ezeli rakibine imza atıyor. Ancak bu taraftar 3 senede geçse 5 sene de geçse Ali Sami Yen’i terketmiyor, sarı kırmızı parçalı formayı sırtından çıkarmıyor. Herkes bunu böyle bilsin.

Not: Maçtan sonra Arda basın mensuplarının sorularına çok ilginç cevaplar vermiş. Her zaman söylüyoruz, Arda’nın Galatasaraylılığı değil tartışılan, ona karşı olan yüksek beklenti ve Arda’nın ligin 2. devresinde performansının düşmesi ile bu beklentiye gereken karşılığı verememiş olması. Taraftara kırgın değilim dedi, ben de üzülüyorum dedi. Çoğunlukla güzel konuştu. Ancak seneye de burdayım demedi. Yönetim bilir dedi. Git derlerse giderim, kal derlerse kalırım dedi. Gönlümden Avrupa’da oynamak geçiyor dedi. Ama kalmak istiyorum ya da ona yakın bir manaya gelen herhangi bir söz söylemedi kesinlikle. Belli ki bu iş bitmiş. İfadelerinden mimiklerinden bu çok net anlaşılıyor. Umarım iyi bir bonservis bedeli karşılığında gerçekleşmiştir satışı. Bir de gerçekten M.Topal’ı satabilirse G.Saray Valencia’ya çok büyük iş yapmış oalcak. Yıllardır Servet’in, M.Topal’ın Sabri’nin talipleri geldi gitti, geldi gitti ama bir türlü bu oyuncuları alıp götüremedi. Umarım bu sezon sonunda bunların hepsi gerçek olur. Yönetim de sürekli yurt dışına gitmeyi değil, burada kalıp Galatasaray’a hizmet etmeyi tercih eden futbolcuları kadroya katmayı başarır.

Güçlü Gönüleri

www.bindokuzyuzbes.com

PostHeaderIcon Bursa Maçı,Arda Turan Ve Gelecek

Dün Akşam maç öncesi, maç sonrası ve maç sırasında çok değişik duygular içinde maçı izledik öncelikle Fenerbahçe’nin Kasımpaşa maçı sonrası biraz kafa karışıklığı seyirci açısından çözülmüştü ama görünen sahada çözülmemişti dün akşam herkesin tek istemediği sonuç beraberlikti ve derlerya istemediğin ot dibinde biter diye bizimde başımıza bu geldi.

Maça çok iyi başlayan takımımız bu sesonun en iyi topunu oynarken kafalarındaki karışıklık tüm sezonun çalkantıları son vuruşu yapmalarına mani oldu evet gol gelmedikçe seyircide gerildi bu sene zaten yeterince gerilen seyirci kendi kendine söylene söylene maçı bitirdi.

Artık taraftarda bazı gerçekleri gördü transferle yada bonservisi elinde adam almakla bu iş olmuyor maç sonrası Arda Turan kardeşimiz daha önce yazdığım arday’a açık mektup yazısının önemini ortaya koyan bir açıklama yaptı.

Sevgili arda kimse seni suçlu görmüyor ama sen okadar yanlız bırakıldınki sende haklı olarak bu açıklamaları yapıyorsun bizdede suç var senin sırtına gereğinden fazla yükler yükledik bizde suçluyuz çünki yönetimi uyarmadan her yaptıklarına destek verdik geçmişte yaşanan kötü sonuçlar bizimde gözümüzü kör etti bu manada.

Şimdi artık yargılşamayı bırakıp bir bütün olmalıyız aynı karşıyaka’da olduğu gibi bizde eğrisiyle doğrusuyla takım olmalıyız ve önümüze bakmalıyız 2011 yılında yeni stadyumumuza futbolun sarayına taşınırken bu sorunları çözüp öyle gitmeliyiz sarayımıza.Galatasarayın büyüklüğü bize bunu yapmayı gerektiriyor.

Geçen hafta boyunca Galatasaraya baskı yapmaya çalışanlar bu takımı ve taraftarını gerenler umarım artık susarlar ve umudum olmasada futbolun marka değeri diyen TFF artık bunlara bir son verir yada kendilerine son verirler.Birde dün akşamın bünyamin gezeri vardı tam beklediğimiz gibi maç yönetti hem bursayı hem bizi doğradı allahtan artık seyirci bünyamin gezerin provakasyonlarına gelmiyorda daha büyük saha olaylarına sebep olmadılar.

Dün akşamın kazananı fenerbahçeydi ama uzun vadede eğer gerekli dersleri çıkartırlarsa Başta Galatasaray kulübü,arda turan,ve bizler 2011 de yeni sarayımıza kazanarak gitmiş oluruz.Artık Görev Yönetimde ve Başkanda.

ABD yeniden keşfetmeye gerek yok Galatasarayın geçmişi bunların nasıl aşılacağını bize gösteriyor yapılması gereken geçmişte yaşanan derslerden gerekeni çıkartıp sorun çözülmeli.

Sevgili Galatasarayllılar göreceksiniz uzun vadede kazanan bizler olucaz.

Herşeyin Gönlünüzce Olması Dileğiyle.

PostHeaderIcon Arda Turan’a Açık Mektup

Sevgili Arda 10 Temmuz 2009 tarihinde hayatımdaki en güzel günlerden biriydi 5 yaşındaki kızımın kardeşinin doğumu ve senin kaptanlık haberindi çünki annesi,kardeşi ve ben doğacak oğlumuza kızımın kardeşine arda ismini koymaya karar verdik.

Kızım melisa her maç izleyişimizde seni gördümü arda ağbi diye yerinden sıçrar ve galatasaray diye bağırırdı ve kardeşinin olacağını ve erkek olacağını duyduktan sonra senin adının olmasını istedi.Evet sevgili arda biz seni böyle sevdik ve böyle bir değer verdik geçenlerde doktor bir arkadaşım son 4 yılda doğan erkek çocuklarının üçte birine arda ismi konuyor dedi aynı geçmişte metin ve turgay isimleri konduğu gibi.

Sana buradan nacizane bir analizim olucak sevgili arda okurmusun haberin olurmu bilmiyorum ama umarım olur.Metin oktay’ı kendime örnek alıyorum dedin hepimiz saygı duyduk gerçekten’de hayatın onunki gibi devam ediyor başta özel hayatın olmak üzere futbolunuda özel hayatınıda tartışmak hakkımıza değil arda ama artık görünüyorki birşeyleri yazmak gerekiyor çünki 20 milyon’dan fazla taraftarı olan bir kulübün sorumlulukları sana ağır gelmeye başladı önce taraftar seni nazikçe uyardı kendine göre haklı sebeplerle gocundun ama sevgili arda bu taraftarın yerinde sen olsan ne yapardın haginin golünden sonra kale arkasından yumruk sallayan arda son iki yılda trubunde olsa ne yapardın tek bir hakaret olmadan yapılan tepkiyi uymazmıydın.

Evet arda kardeşim bugün antremanda olanlar’dan sonra ne kadar haldun bey görevini yapmışta olsa senden bizim bir ricamız var o kale arkasından yumruk sallayan arda turan ol o takımın mağlubiyetinden sonra kalorifer odasında ağlayan arda turan ol kötü oynaya bilirsin ama sen kötü kaptan olamazsın sen floryanın içinde büyümüş o havayı ciğerlerine yerleştirmiş birisin bu yüzden kötü kaptan olamazsın arda turan.

Bundan Sonra umarım Metin Oktay gibi olursun onun yaptıklarını hem özel hayatında yaparsın hemde sahada yaparsın çünki sevgili arda buraya çıkmak değik burada kalıp hele metin oktay olmak çok zor umarım bu olay son nokta olur ve biz gene eski arda turan’ı izleriz. Ali Samiyen’deki Denizli Maçında o pankartı sana boşuna açmadığımızı dosta düşmana ispatlarsın.

Ve son olarak tüm Galatasaraylılara sesleniyorum artık ardayı ne göklere çıkaralım nede yerin dibine sokalım onu oluruna bırakalım ne bizlerin nede çevresindekilerin etkisinde baskısında kalmadan son kararını versin sevgili arda turan kardeşimiz.

Her Şeyin Gönlünüzce Olması Dileğiyle

PostHeaderIcon 2009-2010 Ve Sonrası

          Tüm renktaşlarıma merhabalar. ilk yazıma önce kendimi tanıtarak başlamak istiyorum.adım Orçun Keçeci.  22 yaşında ,doğma büyüme izmirli bir spor akademisi öğrencisiyim.aynı zamanda izmir futbolunun amatör camiasında saygınlığı bulunan bir klüpte antrenörlük yapıyorum.orta okul çağlarımdan beri Galatasarayımızı belki kilometre olarak uzak ama manevi olarak çok yakından takip ediyorum.bundan sonra elde etmiş olduğum izlenimleri yoğunluktan vakit buldukça sitemizden paylaşmaya çalışacağım.

          Takıma gelecek olursak 2009-10 sezonunu artık neredeyse tamamlamış olmamızdan dolayı genel bir değerlendirme yapmak istiyorum.sezon başında çok iyi olan takımımız şu anki iç açıcı olmayan duruma geldikçe hep suçlu arayıp cezasını kesmek istedik.bu bazen yönetim ,bazen teknik heyet oldu,en sıklıkla da futbolcular (hem de tek tek isim verilerek) günah keçisi oldular.oysa bence ,ortada güzel bir iş varsa her bir birimin payı olduğu gibi ,iyi gitmeyen işlerde de sadece tek bir suçlu yoktur.baştan aşağı herkesin yaptığı bir hata vardır. istediğimiz başarıların gelmesi ise bu hataların giderilmesi ile mevcuttur.
          Adnan Polat’ın yeniden başkanlığa seçilmesine çok sevindim çünkü başkan ve ekibi yaptıkları her yanlıştan ders çıkardıklarını bir sonraki uygulamayı doğru yaparak gösteriyorlar.hem bu ders çıkararak oluşan birikimli ilerleme hem de yönetim kadrosundaki istikrar işin en üst kısmındaki yanlışları azaltacaktır.Rijkaard ve ekibinin %100 kalması gerektiğini ve zaten %100 kalacağını düşünüyorum.nedeni ise gayet açık: bu ekibin kalitesinin önceden ispatlanmış oluşu ve yine istikrar gerekliliği. bugüne kadar her sene t.direktör değiştirdikte ne oldu ?

          İşin teknik kısmına gelince herkes gibi bende  bu takımda bazı gereksiz oyuncuların olduğuna inanıyorum.bence artık önümüzdeki dönemlerde kaleyi iki Türkümüze emanet etmenin vakti geldi.savunmada Hakan Balta’yı artık bir stoper olarak düşünüp iki tarafa da kaliteli bek’lerin alınması lazım.orta alanda oyunun ya sadece hücum yönünü ya da sadece savunma yönünü yapan isimler var.bu yüzden oraya top rakipteyken göstermelik olsun diye değilde ciddi anlamda rakibi rahatsız eden,top bizdeykende çevre kontrolünü yapıp topu ileri yönde kullanmasını bilen bir belki de iki oyuncu gerekiyor.forvette ise teknik ekip sahaya dizilişte tek hedef santraforu tercih ettiği için Baros’un arkasında yedek beklemeyi hazmedebilecek ve Çek oyuncunun yokluğunda onu en az seviyede aratacak birisi gerekiyor.

          Son maçlarda takıma yapılan protestonun haksız olmadığını ama Jo ve özellikle Kaptana yapılanlarda dozajın abartıldığını düşünüyorum.

          BJK-FB derbisinden bize yarayan bir sonuç çıkması ve haftaya Bursayı yenerek tekrar şampiyonluk potasına girmemiz dileğiyle görüşmek üzere.

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar