‘adnan sezgin’ olarak etiketlenmiş yazılar

PostHeaderIcon Son 3 yılki kötü gidişin suçlusu bulundu: Misimoviç kadro dışı!

Sezon başından beri Rijkaardile bir türlü ileri gidemeyen ve gidemeyecek olan takımımıza müdahale yapılmış ve Rijkaard gönderilip George Hagi takımın başına getirilmişti.

Futbolculuğu ile taraftarın gönlünde özel bir yeri olan Hagi hırslı ve disiplinli kişiliği ile takıma farklı bir hava katabilirdi. Bu doğrultu da taraftar Hagi’ye destek oldu ve olmaya da devam ediyor.

Ancak bu arada Rijkaard’ın gönderilmesinde bilindiği gibi kötü sonuçlar başrol oynamıştı. Bu kötü sonuçlarda da Servet çoğunlukla başroldeydi. Ve Rijkaard’ın kendisine güvenmediğini belirtip ‘Bana güvenilen her ortamda başarılı olurum!’ diye iddialı bir beyanat verip amiyane tabirle hocasına sallamıştı.

Rijkaard gitti Hagi geldi. Hagi her maçta hatalarına rağmen Servet’e güvendi, forma verdi. Bunun karşılığında da Servet her maçta takımı yakmaya devam etti.

Hagi’nin gelişinden sonra en azından şu ortaya çıktı. Bu takımda kimse takımı yada hocayı sabote etmiyor. Çünkü bunu yapacak kadar bile güçleri yok. Herkes tel tel dökülüyor. Rijkaard’la kötüydüler. Hagi’yle de kötüler. Rijkaard’ı sevmedikleri için oynamıyorlar yorumları da otomatikman anlamını yitirdi.

Takımın kötü olmasının yanında 3 yıldır sakatlıkalr da bir türlü bitmiyor. Demeki bir türlü bilimsel çalışılmıyor sezon başlarında. Sürekli sakatlıkalr yaşanıyor. Ya fazla yüklenme var ya da oyuncular tüm sezonun ağırlığını kaldıracak düzeyde değiller. Sakatlanan aylarca geir gelmiyor. Sağolsun yönetimde onların yerine adam gibi oyuncular almıyor. Olan taraftara oluyor.

Yönetim demişken 5.lik ve 3.lükle geçen son 2 sezonun ardından bu sezon Türk Telekom Arena’ya iyi bir kadro ile gidip şampiyonluk yaşamak isteyen yönetim görünen o ki geçtiğimiz sezonları bile arayacak bu yıl sonunda. Ama kötü gidişe dur demek için aksiyon almaya başladılar !?!

Gülmeyin önce Rijkaard’ı kovdular. Şimdi de son 3 sezondaki kötü gidişin baş sorumlusu olarak tespit ettikleri Misimoviç’i kadro dışı bıraktılar. Fazla sürmez Kayseri mağlubiyetinden sonra taraftarı da kadro dışı bırakırlar. Üstüne Beşiktaş’a da kaybedersek Allah’ın izniyle Adnan Sezgin de kovulur. Devre arasına kadar bir mağlubiyet daha gelirse başarısızlıklar imparatoru Adnan Polat da istifa eder. Böylece Türk Telekom Arena’ya da Galatasaray’ı başarıya taşıyacak yeni bir yönetim, camianın desteklediği yeni bir başkan ile gideriz.

Adnan Polat yönetimi Galatasaray Spor Kulübü’nün gelmiş geçmiş en kötü ve en başarısız yönetimidir. Ne kendi içlerinde bir tutarlılıkları var ne de dışarda herhangi bir alanda sportif başarıları var.

Stadı yaptık diyorlar, 29 Ekim’de açılacak demişlerdi, şimdi 15 Ocak’a ertelendi. Hala açılışı yapacak düzgün bir takım bulamadılar. Çünkü bunu sezon başlamadan organize edecek bir beyin yok ekibin içinde. Sezon ortasında hangi büyük takımla maç organize edebilirsiniz ki? Sadece Türkiye’de plansız programsız iş yapılır. Avrupalı da bu yüzden zaten bizi Avrupa Birliği’ne almıyor ya.

Gelelim şirket birleşmesine. Başkan tek hedefim şirketleri birleştirmek demişti. Geçen gün 2.başkan Helvacı çıktı ‘şirketleri tek başına ben birleştirdim’ dedi. ‘Rahmetli Başkan Canaydın bana görev vermişti, ben de görevimi yaptım’ dedi. Kim yaptı şimdi bu işi? Galatasaray kulübü mü? Başkan Adnan Polat önderliğinde yönetim kurulu mu? Yoksa Brütüs Helvacı mı?

Geçen yılki basketbol rezaletini unutan var mı aranızda? Avrupa’da sezon öncesi hazırlık kampında oynanan bir antreman maçında cezalı oyuncuyu (Cemal Nalga) tüm Türkiye’nin tanıdığı Tufan Ersöz’ün yerine oynattılar. Kime karşı oynattılar? Avrupa’da koçluk yapan, müsait olduğunda da Türkiye’deki basketbol maçlarına yorumcu olarak katılan Türkiye’nin yetiştirdiği ender basketbol adamlarından biri olan Murat Didin’in takımına karşı oynarken yaptılar. Küme düşmekten son anda kurtulduk. Bu arada Tufan da 2 yılı sakat geçirdikten sonra şimdi Edirne’ye transfer oldu. İyileşti oynuyor. Kız takımında da bayrak oyuncumuz Işıl Alben sakatlanmıştı o da henüz yeni yeni sahalara dönüyor.

İster uğursuzluk deyin ister başka bir şey. Ancak Adnan Polat geldiğinden beri takımın üzerinden sakatlık belası hiç eksilmiyor. Gördüğünüz üzere bu yalnızca futbolla da sınırlı değil.

Sportif anlamdaki durumdan bahsetmeye gerek yok sanırım. Ligde bir sezon beşinci bir sezon üçüncü olduk. Bayram yaptılar, gelişme gösterdik diye.

Hatırlayın son UEFA Kupası finali Kadıköy’de oynanacaktı. Takım ligde sallanarak ilerliyordu ama kupada yoluna tam gaz devam ediyordu. Kupanın favorilerinden biri olarak gösteriliyordu. Taraftar, futbolcu tüm camia UEFA finaline odaklanmıştı. Adnan Polat baktı oalcak gibi değil, böyle giderse bir ikinci UEFA Kupası gelebilir. Bunan hamisi Aziz Yıldırım Başkan çok bozulabilir. Hemen takımdaki en güvenilir stoper olan Meira’yı sattı. Çıktığımız ilk maçta elendik. Çünkü elimizde stoper kalmamıştı. sol bek Hakan Balta ile sol açık Harry Kewell’ı stoper oynatmak zorunda kaldık.

Geçen sene de aynı film vardı sahnede. Bu sefer ligde en çok gol atan oyuncumuz olan Nonda’yı sattı başkan. Onun yerine de başka adam yok gibi Avrupa’da oynayamacak olan Jo Alves’i kiraladı. Jo futbol olarak bir şey veremedi takıma, zaten sadece ligde oynuyordu. Onlarda da gecelerde boy gösterdiği için beklenen performans ı veremedi. Geldiği gibi gitti, alemleri dillere destan kaldı.

Transfer yanlışlarına hiç girmiyorum. Sadece 2 örnek vereceğim. Şampiyonlar Ligi’nde seri başıyken ve bugüne kadar oynadığı tüm eleme maçlarında mağlubiyet yüzü bile görmemişken Adnan Polat önderliğinde Steaua Bükreş’e yenilerek elendik. Takımın santforu yoktu. Elenip UEFA’ya düştük. Büyük başkan gidip Milan Baros’u aldı. 3 kuruş tasarruf edeceğim diye uzatılan pazarlık neticesinde şampiyonlar ligi milyonlar gitti, milyon dolarlar gitti.

Ders alırlar sandık, yanılmışız. Bu sene de beğenmediğimiz Avrupa Ligi ön elmesinden elendik transferin son günü gidip dünya para verip Misimoviç’i aldılar, Liverpool’dan Insua’yı kiraladılar.

Dikkat buyurun bu iki isim takıma en son katılan isimler. Gözbebeğimiz Hagi son Manisa mağlubiyetinden sonra çıktı kiralık oyuncu istemiyorum dedi, Insua’yı bombaladı.

Yetmedi dün de Misimoviç’i kadro dışı bırakıp A2′ye yolladılar. Hagi’yi gördüğümde kesin soracağım. Kaç maç, kaç dakika şans verdin? Hangi pozisyonda oynattın?

Son 3 yıldır her gün ama her gün daha geriye gitti Galatasaray futbol takımı da spor kulübü de.

Ortada çok ciddi bir başarısızlık var. Tartışmasız. Bunda bu iki oyuncunun payı ne kadardır sizce?

Vurulacak ilk neşter acaba bunlara mı olmalıydı yoksa Servet gibi, Ayhan gibi yıllardır alıp da hiç bir şey vermeyenlere mi olmalıydı?

Rijkaard gitti sıra Adnanlar’da demiştim. Onlar kaldıkça hiç bir şey değişmez demiştim.

Bekledim. 4 maç geçti. 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldık ligde. 3 maçta gol bile atamadık. Son Manisaspor maçında ise gol pozisyonuna bile giremedik, rakip kalede tehlike bile yaratamadık.

Bu takımın toparlanabilmesi için mutlak suretle yeni bir başkan, yeni bir yönetim, yeni bir kadro gerekli. Adnan Polat kalırsa ligi ilk 5′te bile bitiremeyiz bu sene. Herkes kendini buna hazırlasın. Kimse Adnan Polat’ın ve yönetimdekilerin Galatasaray sevgisine Galatasaraylılığına bir şey diyemez. Onların bu kulübe hizmet etme ısrarları da bir noktaya kadar kabul eidlebilir. Ancak olmuyorsa olmuyordur.

Unutulmasın ki böyle durumlarda İSTİFA DA BİR HİZMETTİR.

Güçlü Gönüleri

http://www.bindokuzyuzbes.com/content/view/662/27/

PostHeaderIcon HESAP LÜTFEN !

Maçın yorumu yok, sezonun özrü yok, söyleyecek söz de kalmadı. Saftig döneminde üst üste üç maç kaybedildiğinde böyle bir ruh haline girdiğimi hatırlıyorum öyle ki ikinci Terim döneminde ve Skibbe-Korkmaz sezonunda bile o ruh haline dönüşmemiş biri için dün akşam oldukça zor bir dönem oldu.

Maçın sıcaklığında bir şey yazmak içimden gelmedi öyle ki hala kendime gelemedim. Son 10 yılda Galatasaray layık olmadığı şekilde ve layık olmayan insanlar tarafından yönetiliyor bu durum millet olarak başarılı olanı yakalamak değil onu aşağıya çekmek üzerine kurulmuş geleneksel tavrımızın da tezahürüdür. Sonunda başarıldı 10 yılda Avrupa’nın zirvesinden ligin diplerine gelindi. Bu süreçte başarıyla görev yapan başkan ve yönetim kurulu üyelerini yeni stadın açılışında bir tören eşliğinde ödüllendirmek lazım zira Avrupai yönetilip büyük başarılar kazanan kulüp tekrar geriye dönüp ülke futbolu açısından büyük bir hizmet yapmış oldular.

Yıllardır eşliğinde uyutulduğumuz masal umarım dün akşam nihayete ermiştir. Sürekli bizim çocuklar aslında çok yetenekli ama şans yanımızda değil lafları artık bahane olmamalı. Yıllardır görülüyor ki aslında bu çocuklar yetenekli falan değil bu iş iman gücü ile gazla da olmuyor yetenek yoksa sonuç böyle olur kendimizi kandırmaktan vazgeçelim.

Bugüne nasıl gelindi sorusu anlamsızlaşsa da aslında günün sorusu bu olmalı zira yıllardır bu teşhis yanlış konulduğundan dolayı sonunda hasta masada kaldı. Öncelikle hep yanlış yola girdik sonra çıkmak için daha da yanlış yola girdik sonuç ortada.

Canaydın 10 yılda 7 şampiyonluk parolasıyla yola çıktı şampiyon takımın kiralık ve 2 şanslarını kullanmaya çalışan oyuncularıyla hocasını göndererek yola çıktı. Burada teşhis çok yanlış değildi ama tedavi sürecinde ciddi hatalar yapıldı. Terim ilk geldiğinde olduğu kadar formda değildi , öğrenmeye açık değildi üstelik bu süreçte kazandıkları ona ego,sinir ve kibir olarak geri dönmüştü. Takım her şeyi sıfırlamak yerine geçici çözümlerle yola çıkarılmak istendi ilk yıl sonuçlar çok kötü değildi ama ters giden bir şeyler olduğu da açıkça gözüküyordu sonuç olarak Lucescu yönetimden hem şampiyonluğu hem de rövanşı almış oldu. Sonraki yıl halimiz içler acısıydı acı gerçekle yüzleşme vakti gelmişti bu takımla olmayacağı geç ve acı son ile anlaşıldı efsane Terim gitti ama hesap kapanmadı vücutta tümör büyümeye başlamak için kendini gizlemişti.

Hagi geldi takım sezonu tamamlandı sonraki yıl birkaç pansuman ile yola çıkıldı başlangıçta işler kötü gitmedi ama finali kötü yaptık bu arada idari anlamda görev değişimi oldu Ergun Gürsoy futbol yönetimini başkan danışmanı olan ve sportif direktörlüğe getirilen Bülent Tulun’a devretti. İlk icraatı yeni hoca oldu bu süreç içinde uyumsuzluklar yaşandı ve kaybeden Galatasaray oldu zira son haftalara şampiyonluk iddiasıyla girilmişken yaşanan Tulun-Hagi gerilimi sonucunda takım şampiyonlar ligi hedefini dahi yakalayamadı ve elde teselli ödülü olarak Türkiye kupası kaldı.

Tulun adamı Gerets’i getirdi ama elde pek imkan yoktu sonuçta eski takım ile yola devam edilecekti tek ümit devre arasıonda alınan Fransız genç yetenek Franck Ribery olacarak gözüküyordu ki….

Acı haber tez duyuldu sonra da yüzleşme gerçekleşti. Genç Fransız ülkesine kaçmıştı nedeni biliniyordu ama duyulmak istenmiyordu bilmem kaç yüz bin euro alacağını ödememiştik bu bilindik bir durum olduğundan çok üstüne düşülmedi zira kulüp yıllardır bu şekilde bir alaturkalıkla idare ediliyordu. O gün birkaç yüz bin kar ettikleri düşünenlerin yıllar sonra yüz milyonları çöpe attıkları ortaya çıktı peki değişen ne oldu tabi ki hiçbir şey zira aynı şahıslar hala gazete ve televizyonlarda itibar görüp fikirleri alınan kişiler olarak ortalıkta dolaşıyorlar kaybeden ise hep kasa oluyor.

Bu kaos ortamında kazanılan şampiyonluk ise Fenerbahçe tarafından Galatasaray kulübüne yapılmış en büyük kötülük olarak tarihe biraz geç de olsa geçecekti. Bu sarhoşluk çok daha pahalıya mal olacaktı. Bütün bu süreç gelişirken mart kongresinde efsane geri dönmüştü hakemleri koruma altına alan, derbi maçlarda yarı yarı olan tribünleri değiştiren üyük devrimci Adnan Polat geri dönmüştü asıl tehlike burada başladı ve vücuttaki iyi huylu tümör huysuzlanmaya başlamıştı hele son haftaki şampiyonluk iyice bunu tetikledi.

Polat yönetime girince haliyle can dostu, kader arkadaşı, sağ ve sol kolu Adnan Sezgin olmadan işler yürümezdi.

Bu Sezgin-Tulun çekişmesi sezon boyunca sürdü bir sezon da Sezgin için kurban edildi ama olsun yeter ki gönüller hoş tutulsun bu arada Bülent Tulun sütten çıkmış değil onu savunuyor değilim hatta bu kulübe yakışmadığını düşünüyorum ama mesele bu değil.

Ertesi yıl Adnan bey ikilisi iş başında ve bir as ile eli tamamlamalı gerekiyordu bu as 15 yıldır inzivaya çekilmiş bir futbol dahisiydi tıpkı 1992 yılında olduğu gibi işe aynı isimle başlayacaklardı sadakat ne güzel bir şey buna önem verenlere hep gıpta etmişimdir.

Efsane Polat başka bir efsane Kalli ile buluştu gönüller bir oldu kulüp gene ekmek kapısı oldu 70’lik ihtiyara. Yanlış anlaşılmasın Kalli zamanında çok büyük hocaydı hatta 2000 kadrosunun temelini atan adamdır dolayısıyla kulüp tarihinde eşsiz bir yeri vardır lakin oarada kalmasında fayda vardı tutup geri getirmek saçmaydı hele yeni bir takım kuracağız dedikten sonra 15 sene evvel takımın santrforu olan adam hala takımın santrforu ise yeni yapılanma lafı sadece lafta kalıyordu.

Sonuç bünye yeni organlar istemiyordu ben kendime yeterim diyordu dışarıdan her gelen organ 6 ay içinde çürüğe çıkıyordu. Kalli sezonu tamamlayamadı buna rağmen şampiyonluk kazanıldı ve Polat,Sezgin yetenekli fakat şanssız oyuncular daha fazla kredi kazandırlar buda Fenerbahçe tarafından yapılan ikinci büyük kötülük olarak tarihe geçti.

Çok geçmeden acı gerçek kendini gösterdi önce şampiyonlar ligi treni kaçtı sonra olur böyle şeyler denerek avutulduk. Çok geçmeden işler rayından çıktı ve Skibbe kovuldu sonrası malum Rijkaard ve sonrası ile ilgili bir şey yazmak istemiyorum.

Bu süreçler ilginç Saftig dahil hepsinde baş aktör Polat ve Sezgin bu kadar tesadüf olabilir mi bu kadar tesadüf çok fazla benim bu kadarını kaldırabilmem mümkün değil .

Ne olacaksa artık olması lazım daha kötüsü olacaksa da olmalı tamamen dibe vurmadan çıkılacak bir durumumuz yok bu insanlardan kurtulmak için küme düşmemiz gerekirse de bundan kaçınılmamalı 10 yıldır kangreni kesemediğimiz için bugüne gelindi artık gerçek anlamda radikal önlemler alınmalı yoksa günü kurtara kurtara denizi bitirdik artık sözün bittiği yerdeyiz.

Muhsin MORDENİZ

PostHeaderIcon Antalya Maçınımı Bekliyordunuz

Sevgili galatasaraylılar cumartesi akşamı o kötü futboldan sonra rijkaard başta tüm yöneticiler ve başkan faturayı takıma kesti hatta medyada yönetime yakın yazarlardahi evet açıkcası bu senenin günah keçisi tüm takım gösteriliyorki geçen yıl yollanan lincolnün gündeme gelmemesi hersene değiştirilen hocaların gündeme gelmemesi için suçlu tüm takım gösteriliyor evet takım elbette suçlu ama tek suçlu onlarmı arkadaşlar.

Tabiki onlar değil onların kapasiteleri belliydi özellikle bu takıma getirildilerki alın size nimet oynayın ama benimde sözümden çıkmayın evet kimi kastettiğimi anlamışsınızdır adnan sezgin en büyük suçluyu korumak adına yönetim başta herkes takımı ve bu takıma ağbilik yapanları eleştiriyor peki bu takımı kuran iki yılda 130 milyon euroluk takımı 30 milyon euroluk takımlardan beter hale getirenin hiçmi suçu yok.

Soruyorumm Adnan başkan acaba otelinde yada inşaatlarında bukadar parayı harvurup harman savuran birine tahammüledermiydi evet bazı oyuncular bonservissiz geldi ama senelik maliyetleri ve giderken bıraktıkları erezyon hersene daha büyük harcamaları doğurttu ve ankaragücü maçı sonrası tam olmasada bir tepki geldi ama bu dediğim hedefi korumak adınaydı.

Peki ne yapılmalı çok basit özhan başkan için ortalığı yakıp yıkanlar hiç ortalığı yakıp yıkmadan trubunlere iki pankart asacaklardı olay bitecekti ama olmadı yapılamadı nedenlerine çok girmeyecem çünki nedenleri o trubunlerde olanlar biliyor böyle bir taraftar profili ve bu kafadaki bir yönetim oldukça hiç birşey değişmez çok açık ve net söylüyorum yarayı kesmeyip kangren olmasını izleyenler bir gün yarattıkları canavarın ellerinde kalır ozaman biz ne yazarsak yazalım ne yaparsak yapalım hiç bir yararı olmaz gerçek gerçeklerin görülmesinin.

Kongre öncesi Aslanyürekliler’de yazdıklarım bugün mağlesef doğru çıktı ve kongrenin popülist yaklaşımı bize uzun yıllar kapanması zor olacak bir enkaz bıraktı bugün yönetime yakın sitelerde efendim başkan çok kızdı transfer görüşmelerini durdurdu aman başkanım hata yapmayın bugün gavura kızıp oruç bozmanın zamanı değil tam tersine radikal değişiklikler yapmanın günü bu kızgınlık sizi cesaretlendirmeli ve yakın dostunuz adnan sezginin galatasaray adının önünde olmadığını gösterme gününüz.

CHP nin başından baykal dahi istifa ediyorsa adnan sezginde galatasaraydan artık gitmeli ve floryaya sevgi gelmeli yoksa her futbolcu ben antremanımı yaparım maçıma çıkarım paramı alırım derse biz her nisan mayıs bunları yazarız başkanım ortam bukadar netken lütfen gereğini yapın çünki milyonlarca galatasaraylı son iki seneyi üçüncü senede kaldıramaz.

Evet sevgili galatasaray umarım yönetim gereğini yaparda en güzel günler bizlerin olur.Herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle.

Saygılarımla.

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar