PostHeaderIcon YAZARLARIMIZDAN CARLOS ARROYO ANALİZİ

 

Sitemizin basketbol yazarları Galatasaray Medical Park’ı, 34 yaşındaki yeni transferi Carlos Arroyo’yu sizler için değerlendirdi. Tam adı Carlos Alberto Arroyo Bermúdez 

olan deneyimli basketbolcuyu çoğumuz geçen sene Beşiktaş’tan tanıyoruz. Carlos, NBA’de Boston, Miami, Orlando, Detroit, Utah, Denver, Toronto’da forma giydi. Avrupa’da ise Tau Ceramica, Maccabi, ve Beşiktaş forması giyen, Porto Riko’lu deneyimi oyun kurucuyu birde yazarlarımızdan okuyun…    

 

 

Carlos Arroyo şu dönemde bulunabilecek en iyi seçeneklerden biriydi. Ergin Ataman daha önce de birlikte çalıştığı oyuncusunu tercih ederek doğru bir seçim yaptı. Sezonun geride kalan dönemine bakıldığında Arroyo’nun getireceklerini öncelikle sıralayacak olursam,

Hücumda yaratıcılık sorununa çare olacaktır. Arroyo hem saha içi lideri olup topa hükmedebilen hem de kendi savunmacısını geçtiğinde gelen yardımları cezalandıran bir oyuncu böylece hem kendisi skor atacağı gibi yanındakilerin de skorunu yukarı çekecektir.

 David Hawkins sezon boyu ciddi yük çekti. Arroyo transferi en çok ona yarayacaktır hücumdaki yükünü hafifledikçe oyunun diğer alanlarına daha çok katkı verecektir.

Arroyo sadece Hawkins’e değil özellikle uzun oyuncular içinde çok büyük bir nimet kadroya bakıldığında kendi pozisyonunu hazırlayabilen uzunların olmadığı görülür Arroyo özellikle penetre sonrasında uzunlara çok sayıda yakın atış fırsatı yaratabilir. Takımın hücumuna getirebileceği diğer artı ise şimdiye kadar fazla görünmeyen  pick & roll’ü de daha aktif hale getirebilir.

  Bu transfer ile birlikte takımın kısa rotasyonunda özellikle topa baskı problemi ise sürecek gibi zira hoca muhtemelen bunu farklı savunma tercihleri ile çözme yoluna gidecek yine son dönemde sıkça şikayet edilen topu paylaşma ve hücumdaki hareketlilik sorunu da sürecek Arroyo kararı ile  Ataman bundan vazgeçip mevcut düzeni  yani bireysel yaratıcılıkları sürdürüp takıma bir seçenek daha eklemiş oldu. Arroyo zaten topa hükmeden bir oyuncu olduğundan bu düzen içinde daha da verimli olacağını geçen seneki performansından da anlayabiliriz.

(MUHSİN MORDENİZ) 

 

Carlos Arroyo; TÜRKİYE’de basketbolla ilgilinen herkesin yakından tanıdığı bir oyuncu… Peki GS’ın ona ihtiyacı var mıydı? Bence evet. Basketbolda oyun kurucuna göre hedeflerini belirlersin. Lakovic kimyasının tutmadığı, Gordon’un gerçek mevkisinin 2 numara (sg) olduğu, Ender’in oynatan değil de, kendi şut zorlayan bir oyuncu olduğu, Engin’in de geçirdiği ağır sakatlıklardan sonra hala eski Engin gibi olmadığı ortadayken ve Domercant gibi önemli bir şutör sakatlıkla kaybedilmişken, hala kadroda sorunlar olmasına rağmen, Arroyo GS’a ilaç olacaktır. Arroyo’nun zaman zaman savunma zafiyeti yaşayacağı gercegi ve kadromuzdaki oyun kurucular içinde, elimizdeki uzunlari en iyi kullanacak isim…    

(HASAN YILDIRIM)    

 

Carlos Arroyo Portorikolu bir oyuncu… Ülkesinin basketbolunun genlerinde de olan kaos, onun oyununa da işlemiş durumda. Bu yüzden de Ergin Ataman ile kimyası örtüştü. Taraftarların "GS’da bir oyun kurucu sorunu var" düşüncesiyle geldiğinde oldukça da sevinçle karşılandı. Ama GS’daki sorunların çözümleyicisi olacak oyuncunun Arroyo olduğunu düşünmüyorum. Domercant’ın sakatlığı sonrası takımda doğan winner oyuncu eksikliğini karşılamak için kadroya dahil edildi. Yoksa ben GS’ın direk oyun kurucu sıkıntısı çektiğini düşünmüyorum. Düşünün son Kazan maçında  Arroyo, süre almasa Engin ve Ender’in alacağı o sürelerde Arroyo’dan ne kadar az katkı verebilirlerdi? 

 

GS’ın bence acil ihtiyacı olan oyuncu 3-4 oynayabilen şutör ve ribauntçu bir oyuncu, Simas Jasaitis, Eidson  buna çok uygun isimlerdi. Yenildiğimiz tüm maçlarda rakiplerin bizi nereden oyduğuna bakarsanız bunu daha iyi anlayabiliriz. Şutör 3 numarası olan ve ya 4 numarası dışarı kaykılan her takım savunmalar sertleştiğinde bizi 3 numaradan yıkıyor. O deliği kapatmak bizim için önemli.

 

Arroyo mu? Arroyo sonuçta bir top cambazı… Sahanın her yerini çok kolay görüyor. Misal Kazan maçında bir köşeden göğüs hizasında pası diğer köşedeki boş durumda Engin’e çok rahat çıkardı (Engin boş pozisyonda 3′lüğü atamadı o ayrı) Arroyo bize oyun içindeki boş adamları bulmakta büyük fayda sağlayacaktır. Dahası ceza şutlarını da kesecek bir oyuncu. Ama dahası için takımın beraber hareket etmesi gerekiyor. Takımı her açıdan birleştireceğine inanarak "Hoşgeldin Arroyo!!" diyorum :)

 (SÜHAN CEM UCSOY)    

 

Herkesin bildiği üzere pick&roll oynamakta çok sıkıntı çekiyoruz. Takımdaki guardların pick&roll oynama konusundaki sıkıntıları, pick’e gelen uzunu geçtikten sonra sağa sola yani paralele doğru gitmeleriydi. İşte Arroyo’nun fark yaratacağı nokta burası olacak. Arroyo pick&roll’ü çok farklı oynuyor. Çünkü onun pick&roll’de tek silahı yok. Pick’ten sonra sadece içeriye devrilen uzunu bulmakla kalmıyor, potaya giderken birden penetreyi kesip stop jump shot kullanabiliyor. Bu da onun çok yönlü bir oyuncu olduğunun en önemli göstergesi.

 

         Savunma konusuna gelince, burada işler biraz olumsuz gibi. Onun savunma açığını kapatmak için Jamont Gordon ile aynı anda sahada olması yararlı olabilir. Jamont onun savunma açıklarını kapatacak düzeyde bir oyuncu. Ya da rakip takımın en etkisiz hücum silahını ona savundurmak bu soruna bir çözüm getirebilir. Nitekim geçen sene play-off yarı finalinde Göksenin’i savunmuştu.

 

         Sonuç olarak bu transferle takımın performansı bir tık yukarıya çıkacaktır. Ergin Ataman’ı tanıması ve oyun sistemini bilmesi de uyum sürecini çok çabuk aşmasına yardımcı olacaktır.

(CAN TÜYSÜZ)    

 

Galatasaray, Henry Domercant’ın sakatlığı sonrası kısa pozisyonuna Carlos Arroyo’yu transfer etti. Bu koşullarda da bulacağı en iyi oyuncu olmasına rağmen, bana göre bonservisi ve kendine ödenilen para toplandığında ortaya ciddi bir para çıkıyor. Carlos Arroyo Galatasaray’a çok faydalı olacakdır. Özelikle de eksik olduğu Pick And Roll’ler konusunda ki geldiği ilk maçta attığı 13 sayı ile kalitesini gösterdi. Gerçi Carlos Arroyo, P&R’lerde ne kadar iyi olsada Galatasaray bu oyunu hücum setlerinde kulanmıyor. Aslında elinde P&R’ü çok iyi oynayacak 3 uzunu olmasına rağmen, özellikle Carlos&N’Dong, ikilisi P&R konusunda bulabileceğiniz en iyi ikili bile olabilir. Aynı zamanda Furkan Aldemir’le de bu konuda çok etkili olabilirler. Hem sezon başladığından bu yana Hücumda Furkan’dan alamadığımız o verimi de almış oluruz. Furkan’ın hücumdaki en büyük özelliği pota altında iyi bir bitirici olması, Furkan’a pota altında hücum’u hazırlayıp bitirmesini beklersek verim alabiliriz. Bunu hem hücum setleriyle, hemde Carlos Arroyo’la sağlayabiliriz. Bana göre, üst seviyelerde mücadele etmek istiyorsak 3 uzunundan oyunun iki yönünde çok iyi verim, 4. Uzununda kısıtlıda olsa oyunun iki yönünde de verim almamız lazım. Galatasaray bunu yakalamak istiyorsa Carlos ve P&R’leri çok doğru kullanmalı. Carlos transferi bu yüzden çok kritik hem hücum yönünde daha organize olabilme hem sezon başından beri sadece iki yönlü, 2 oyuncunun etki etmesinden dolayı pota altında çektiğimiz sıkıntıları giderme açısından çok önemli. Ama kullanmadığımız takdirde Carlos’un hem bu özeliğinden hemde P&R’leriyle pota altını daha da güçlendirebilme özeliğinden faydalanamayız.  Carlos’un savunması zaten vasat, geriye Penetreleri ve şutları kalıyor. Aslında sadece hücumda bunları bile konuştursa Galatasaray’ı 2 seviye yukarı taşıyabilir. Yinede Winner bir oyuncudan tam verim almak adına her özelliğini kullanarak ilerlememiz daha iyi olacakdır. Gelmesinin bir açıdan da şu faydası oldu. Takımda gerçek ve ciddi süreler alıp oyuna etki edebilen bir tane guard vardı. O da Ender Arslan, üst seviyeleri oynamak için sadece Ender Arslan yetmezdi. Elimizde en az iki gerçek guard olması işimizi daha da kolaylaştıracak.

 (FIRAT DURMAZ) 

 

 

Carlos Arroyo…Geçen sene Deron Willams’ın gidişinin ardından Beşiktaş’a geldiğinde kafamda bazı soru işaretleri olmasına rağmen oynadığı basketbolu ve özellikle play-off serisinde takıma yaptığı katkıyı gördükten sonra gözümde seviye atladı diyebilirim. Bu sezonun başından beri adı Galatasaray’la yazılıp çizilen Arroyo’nun transferi aslına bakacak olursanız Göksenin ve Domercant’ın sezonu kapamalarının ardından gereklilikten çok zorunluluğa dönüşmüştü. Sezon ortasında 1-2 numara pozisyonu için çok fazla seçeneği olmayan takımımız Arroyo transferiyle bence akıllıca bir iş yapmıştır. Henüz 2 maçını izleme şansı bulmama rağmen göze çarpan 1-2 nokta var. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra uzun süre boşta kalıp tek başına antrenman yapmış olmasına rağmen maç eksikliği bariz şekilde görülüyor Arroyo’da. Buna rağmen Hacettepe maçında yaptığı katkıyla 3-4 haftaya hazırım mesajı verdi. Kazan maçında bence çok fazla kenarda tutuldu. Bütün bunları bir araya getirirsek Arroyo oldukça kaliteli, içeri penetre etme ve dışarıdan şut tehdidi olan bir oyun kurucu. Gerektiği yerlerde sorumluluk almayı seven bir yapıya sahip. Geçen seneden tanıdık olduğu koç ve oyuncularla çalışmasının avantajlı olduğunu düşünüyorum. Maç temposunu kazanmaya başladıkça geçen sene Beşiktaş’ta gördüğümüz katkıları ve hatta daha fazlasını görmemiz içten bile değil.

 (BAHADIR OĞUZ)    

 

Sonunda geldi…

Uzun süren bekleyiş sona erdi. Carlos Alberto Arroyo Bermúdez, 2011-2012 sezonunda Beşiktaş’ı oynadığı her kupada iddialı yapan oyun kurucu, artık Galatasaray Medical Park’ta. Peki Carlos Arroyo gerçekten Galatasaray’ı daha iyi bir takım haline getirebilir mi?

 

Öncelikle Arroyo’nun en iyi yapabildiği şeyleri değerlendirelim. Arroyo skorer bir oyun kurucu, yani asistten önce sayı üretmeye odaklanan birisi. Çok güçlü bir yapısı var ve ayakları çok çabuk. Genellikle orta mesafe şutları atan ya da potaya penetre eden bir oyuncu.”Ball handling” ‘i çok iyi ve faul çizgisinden hep yüksek yüzdeyle oynuyor.

Ne yazık ki Arroyo, çok asist yapan bir oyuncu değil. Zayıf bir üçlükçü ve defansı da ortalamanın altında. Şut seçimi de her zaman iyi değil.

Arroyo, Galatasaray için biçilmiş kaftan bana göre. Hızlı ayakları, güçlü yapısı ve orta mesafe şutları özellikle TBL’deki rakip takımlara problem yaratacak cinsten. Ayrıca geçen sezon Beşiktaş’taki takım arkadaşları Ersin Dağlı ve David Hawkins’in de takımda olması, ona uyum soruna yaşatmayacaktır. Henry Domercant ve Göksenin Köksal’ın uzun sürecek sakatlıkları ve Jaka Lakovic’in gözden çıkarılması nedeniyle Arroyo, takımı yeniden ayağa kaldıracak isim olacak. 

 (ALİ CAN KUTLU)    

 

 

Carlos Arroyo…

Porto Riko’lu. Raptors’lı, Nuggets’lı, Jazz’li, Heat’li, Celtics’li, Beşiktaş’lı ve ne mutlu ki artık aslan. Carlos Arroyo. Türkiye’deki nadir ama bir o kadar güzide  League Pass izleyicisinin uykum kaçtı bari şu maçada bakayım diyerek tanıdığı, bir kısmının Stockton’dan yer bulduktan sonra double-double’ları ile ertesi günü haber sitelerinde gördükçe farkettiği, başka bir kısmının Porto Riko’da yaptığı işler ile duyduğu ve nihayetinde Beşiktaş’a geldiğinde tüm ülkenin tanıdığı sevdiği hatta üzerine "Arroyo" ile ilgili yapılabilecek envayi çeşit espriyi yaptığı 33 yaşındaki, 30 numaralı forması ile tanıdığımız oyun kurucu mevkisinde forma giyen Carlos Arroyo. Bayağı süren medya muhabbetinin, karşılıklı konuşmaların, imza trafiklerinin sonunda Galatasaray ile anlaştı. Hatta ayağının tozu ile geldi Hacettepe maçında forma bile giydi. O kadar uzun bir aranın ardından fena da oynamadı. Domercant’ın önü alınamayan talihsiz sakatlıklarının ardından ( sonuncu sakatlığı gözümün önünde oldu gerçekten çok şanssız) bir guard büyük ihtiyaçtı Galatasaray için. Bunu da uzun süredir gündemde olan Arroyo ile giderdi. Onun gelmesi ile Jamont 2, Arroyo 1 numaraya kayacak. Böylece Domercant’ın yeri doldurulmuş olacak. Başta bahsettiğim sadık NBA izleyicisi bilecektir ki Saha görüşü doğru sorumluluğu  aldığı zaman gerçekten üst düzey hale geliyor. Uzun yönünden yeterli verimi alamayan Galatasaray’ın bu özelliği yüklenmesi gerekecektir. Oyun stilini zaten az çok bilmeyen yok, Hawkins ile uyumları da keza aşikar. Buna Ergin hoca ile deneyimleride eklenince gittikçe sivrileşen bir kısa üçlüsü olacaklardır. Umarım Beşiktaş’da olduğu gibi burada başarılı olur. Zevk ve keyif ile izleyeceğiz.

(OSMAN KÖSE)

 

CarlosArroyo, Avrupa standartlarında iyi bir oyun kurucu. Klasik, takımı oynatan tipte olmasa da bireysel yaratıcılığı ve ikili oyun oynayabilmesi sayesinde oynadığı takıma çok önemli katkı verebilecek, kaliteli bir isim. Özgüveni çok yüksek bir oyuncudur ve üst üste 6-7 şut bile kaçırsa 8.’yi gözünü kırpmadan kaldırır. Bu özgüven zaman zaman takımı için tehlikeli de olabiliyor. Kontrolden çıkmaya meyilli bir oyuncu ve bir takım için oyun kurucusunun kontrol dışı oynaması kadar sakıncalı bir şey olamaz. Bu gibi durumlarda, yanında topu elinden alıp oyuna yön verebilecek ikinci bir oyuncunun bulunması gerekiyor. Geçtiğimiz sezon Beşiktaş forması giyerken DavidHawkins, bu rolü çok iyi üstlenmişti. Arroyo, delilik ile dahilik arasındaki o çizgiyi geçtiğinde Hawkins ipleri eline almıştı. Yine onunla beraber oynayacak olması bir avantaj. Arroyo’nun en önemli artısı ise bana göre büyük maçları çok sevmesi ve baskı altında oynamaktan keyif alması. Porto Riko’luların genetiğinde var sanırım bu (Bakınız JJ Barea, EliasAyuso..). Oyun sıkıştığında ya da son topa kaldığında güvenebileceğiniz bir skorer. Savunma konusunda kariyerinin hiçbir döneminde etken olamasa da büyük zaaf yaratacak kadar zayıf bir savunması yok. Sezon ortası transferi olduğu düşünülürse, iyi bir tercih ve çok geçmeden katkı vermeye başlayacaktır.

(VOLKAN YEĞİN) 

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar