PostHeaderIcon Nasıl Galatasaraylı Oldunuz?

 

Herkesin bir takım tutma hikayesi mutlaka vardır. Kimisi ailesinin etkisiyle sözgelimi babasının veya bir aile büyüğünün tuttuğu takımı tutar. Kimisi de herkese inat gider tüm ailenin tuttuğu takımın tam tersini tutar. Bazıları okulda arkadaş çevresinden ya da bir öğretmeninden etkilenir, kimisi sevgilisi uğruna bir takıma sempati duymaya başlar. Bazen kazanılan bir kupa ya da şampiyonluk daha çocukken sizi etkiler ve o takıma gönül verirsiniz. Yani sonuçta bu konuda herkesin bir hikayesi vardır…    

 

Ben nasıl Galatasaraylı oldum? Sorusuna yanıt verecek olursam..11 yaşında ilkokul son sınıftaydım .. Okulların kapanmasına çok az bir zaman vardı . Mayıs ayının son günleriydi . Bir pazar günü sabahtan rahmetli babam bana ”haydi hazırlan seni bugün maça götüreceğim” dediği zaman dünyalar benim olmuştu. Düşünsenize kendimi bildim bileli sabahtan akşama kadar mahallede top peşinde koşan ben ilk defa gerçek bir maça gidecek, ilk defa bir stadyumda bir futbol maçı izleyecektim. Alsancak Stadına doğru giderken hem maçın heyecanını yaşıyor hem de babama ” hangi maça gidiyoruz” diye soruyordum. Koyu bir Altay taraftarı olan babam ise büyük bir olasılıkla beni de Altay”lı yapmak için maça götürüyordu. Ama sanırım yanlış maç seçmişti. Gittiğimiz maç Altay- Galatasaray maçı idi. Hem de Metin Oktay”ın kaptan olarak sahaya çıktığı Galatasaray maçı. O zamana kadar bir takım tutuyor muydum tam net olarak hatırlamıyorum. Ama o gün gittiğim maçtan sonra tuttuğum takım hiç değişmedi ve ölene kadar da değişmeyecek.. Galatasaray… Beni o gün o maçta Galatasaray”lı yapan neydi..Galatasaray”ın maçı kazanmış olması mı yoksa Metin Oktay”ın hala gözlerimin önünden gitmeyen harika golü mü? Belki de ikisi de değil. Artık son sezonunu geçiren futbol efsanesi Metin Oktay”ı canlı olarak bir maçta seyretmiş olmak .. İşte bu hepsinden daha önemliydi belki.. Metin Oktay gibi bir efsane futbolcuyu seyretmiş olmak.. Futbolu güzelleştiren ve cazip hale getiren en önemli unsurlardan biri de unutulmaz efsane futbolcuların izleyenlerde bıraktığı o anlatılamaz duygulardır.

 

Bütün bunları niye anlatıyorum . Herkesin anılarında bu tür efsane futbolcular hep vardır. Yakın zamana doğru Metin Kurt”lar, Prekazi”ler, Tanju”lar, Hagi”ler, Tugay”lar, Bülent”ler, Hakan Şükür”ler, Hasan Şaş”lar ve daha niceleri hep birilerinin anılarında yer alıyordur. Galatasaray”ın son yaptığı ve taraftarlar tarafından coşkuyla karşılanan Sneijder ve Drogba transferlerinin de bugünün çocuklarının anılarında yer almasını umuyorum. Futbol sadece galibiyet ve gol demek değildir. Bazen bunun önüne geçen yukarıda anlattığım benzer anılar belleklere kazınır, hafızalarda unutulmayacak yer edinir. Artık mahalle aralarında futbol oynayan çocuklar azalsa da kaç çocuk maç yaparken kendini Drogba ya da Sneijder ile özdeşleştirecek buna bakmak gerekir. Hangimiz küçükken kendimizi sevdiğimiz bir futbolcu yerine koymadık ki…İşte sadece bu yüzden bile bu transferleri önemsiyorum. Bırakın yaşlarını ve aldıkları paraların hesabını yapmayı.. Bu futbolcuların kaç çocuğa futbol sevgisi aşılayacağı, kaç çocuğa Galatasaray sevgisi kazandıracağı çok daha önemli değil mi? Gerisi hikaye… Bir kez daha hoş geldin Sneijder hoş geldin Drogba…İyi ki geldiniz..

 

İlhan İLMENÖZ

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar