PostHeaderIcon Hasan Yıldırım Yazdı: Burak YILMAZ – Yeni KRAL

 

    2 sene önce Trabzonspor formasıyla 30 maçta 19 gol, 2 asist, geçen sene yine Trabzonspor formasıyla 30 maçta 32 gol, 9 asist, Süper Final maçında 4 maçta 1 gol, Avrupa Ligi’nde 1 maçta 1 golle sezonu müthiş bir performansla kapattı. Bu sene parçalı formamızla Türkiye Süper Ligi’nde 21 maçta 14 gol, 6 asist, Şampiyonlar Ligi’nde de 8 maçta 8 golle oynayarak her 2 kulvarda da gol krallığında zirvede.

Birkaç sene öncesine kadar özellikle kanatlarda veya yardımcı forvet gibi oynayan Burak, Trabzon’da Şenol Güneş’le forvette oynamayı, gole daha yakın oynamayı öğrenmeye başladı ve bunu da özellikle son 3 senesinde çok çok iyi yaptığı ortada. Son 3 senesi haricinde doğrudan santrafor mevkisinde oynamamış bir oyuncu için gösterdiği performans müthiş. Burak 85 doğumlu, yani 27-28 yaşlarında bir oyuncu. Belli bir yaştan sonra yeni bir mevkiye adapte olmak, o mevkide oynamaya başlar başlamaz ligin en çok gol atan oyunculardan biri olması da hem ne kadar yetenekli olduğunun, hem de yıllardır aslında yanlış mevkilerde oynatıldığının en büyük göstergesi. Çok daha uzun süre forvet mevkisinde oynamış olsaydı şimdi performansı ne durumda olurdu, gol atmayla ilgili kendini daha ne kadar geliştirebilirdi tahmin bile edemiyorum. Bu sadece 3 senede ulaştığı nokta.

Gelelim Burak Yılmaz’la ilgili eleştirilere. Daha transfer olmadan futbol ulemaları Burak Yılmaz GALATASARAY’da oynayamaz demeye başladı. Transfer olduktan sonra bu eleştiriler daha da ayyuka çıktı. Burak GS’da oynayamaz. Burak üst düzey futbolcu değil. Burak Avrupa Kupaları’nda gol atamaz. Burak şans eseri gol kralı oldu… Oynamaya başladı, eleştiriler biteceğine daha da arttı. Burak bencilmiş. Adam geçemezmiş. Çalım atamazmış. Çok gol kaçırıyormuş. Daha neler, neler.

GALATASARAY’ın bu kadrosu son 2 senede kuruldu. 2 sene öncesinde ligde 8. olmuş takımdan neredeyse kimse kalmadı kadroda. Takımın eksikleri hala tam olarak giderilemedi. Savunmada ve kanatta sorunlar yaşıyoruz. Belli bir taktiğimiz yok. Özellikle Sneijder ve Drogba transferlerinden sonra kadromuzdaki futbolculardan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğimizin arayışı içindeyiz. Ve bu arayış, karmaşa içerisinde Burak daha ilk sezonunda hem ligde, hem de ŞL’nde gol krallığında zirveye çıkarak Trabzon’da yaptıklarının "şans eseri" olmadığını, büyük takımlarda da şans bulduğunda ne kadar başarılı olabileceğini her geçen gün gösteriyor.

Kafayla gol atamaz denildi, bu sene attığı birçok mükemmel kafa golü var. Sağ ayaklı denildi. Sağ ayağıyla attığı gol kadar sol ayakla attığı gol var. Plase, aşırtma, frikik, şut, ne ararsan var. Belki hiçbirinde mükemmel değil, ama kötü de değil. Giderek geliştiriyor kendini. Daha önce koşucu olmasının avantajı büyük, hızını kullanarak açık alanda rakiplerine üstünlük sağlayabiliyor. Tekniği çok üst düzey değil, ama "kazma" sınıfında olmadığı da ortada. Cluj maçında rakibine feyk atarak attığı gol iyi bir örnek. Burada başka bir avantajı daha var. Didier Drogba…    

Didier Drogba’nın ne kadar üst düzey bir forvet olduğunu söylemeye gerek yok. Henüz ülkemize, takımımıza tam olarak adapte olamadı ve fizik olarakta tam olarak hazır değil. Burak gibi hala forvette oynamayla ilgili kendini geliştiren bir oyuncu için Drogba mükemmel bir örnek. 2-3 hafta içerisinde sahada gerçek Drogba’yı izlemeye başlarız diye düşünüyorum. Ve bu sayede Burak’ta kendini daha da geliştirebilecek ve etkili olacak bence. Tabi Sneijder gibi ustanın da forvet oyuncuları için bulunmaz nimet olduğunu unutmamak gerekli. Selçuk gibi maestroyu da bunlara eklersek, bu uyumunun giderek daha da artacağına, Burak’ın hem çok daha üst düzey bir forvet olacağına, hem de çok daha fazla gol atabileceğine inancım tam.

Burak’ı isteyen beğenebilir, istemeyen beğenmeyebilir. Ama herkes yaptıklarına saygı duymak zorunda. Burak yerli bir oyuncu. Ve yabancı oyuncu kontenjanı problemi ortadayken elimizdeki kaliteli oyuncuları kaybetmenin ne kadar ciddi bir problem yaratacağını da hesaplayarak "satalım" naraları atmakta fayda var bence. Yabancı oyuncu kontenjanı iddia edildiği gibi düşürülürse, elimizdeki kaliteli yerli oyuncuları kaybedeceğimize, başka kaliteli yerli oyuncuları kadroya katmak zorunda kalabiliriz. Piyasada çok fazla kaliteli yerli oyuncu yok. Olanların değeri muadili, hatta daha kaliteli yabancı oyunculardan kat kat daha pahalı ve çoğunun takımı ya oyuncusunu kaybetmek istemiyor, ya da daha çok para koparabilmek için kendini naza çekiyor. Diyelim Burak’ı sattık, yerine kaliteli yerli oyuncu kimi alacağız??? Sahaya sürecek 5 kaliteli yerli oyuncu bulmakta zormandığımız ortada. Elimizde birçok oyuncu var. Ama birçoğunu 11′e koyarken tereddüt ediyoruz. Çoğu yerli futbolcumuz yetenekli veya kaliteli bile olsada, istikrarlı değil. Piyasada GS’a yakışacak kaliteli yerli oyuncu az. Bunları unutmamalıyız. Burak’ı satalım demek kolay. Yerli forvetleri geçtim, Burak’ın yerini doldurabilecek yabancı kaliteli forvette az. Burak’ı satıp, yerine Ronaldo’yu mu almayı hayal ediyorsunuz, Messi’yi mi, Hulk’u mu, Falcao’yu mu??? Dünyanın birçok üst düzey futbol takımı Burak’ın peşinde. Biraz da biz değerini bilsek iyi olur. Burak Yılmaz, inşallah futbolu bırakana kadar GS’da kalır dediğim futbolculardan. En yakın arkadaşı, maestromuz Selçuk İnan gibi.

GALATASARAY, Drogba ve Sneijder transferleriyle hedefini ortaya koydu. Ve gerçekten de en iyilerden olmak istiyorsak, elimizdeki iyi oyuncuları kaybetmemeliyiz.

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar