PostHeaderIcon GSTV ÜZERİNE…

 

 

            GSTV Üzerine…    

GSTV test yayınına ilk başladığı günlerde ne kadar sevindiğimi hiç unutmam. Benim takımımın da artık bir TV kanalı olacaktı. Takım ile ilgili her türlü haberi bizzat ilk kaynaktan öğrenebilecektim.  Düşünsenize yıllardır yazılı basından sonra değişik tv kanallarından izlediğim Galatasaray , birtv kanalına sahip olacaktı. Hatta  bir ara para ile izlenmesi durumu ortaya çıkınca bunu eleştiren arkadaşlara karşı savunmasını da yaptım. Sonuçta ödediğimiz paraların bir bölümü kulübümüze aktarılacaktı. Paralı olduğu dönemde hiç düşünmeden abone de oldum.  Bundan hiçbir zaman pişman olmadım da olmam da..

   Yayın hayatına başladığından beri paralı ya da parasız sürekli izlediğim GSTV son zamanlarda atağa kalkarak büyük bir değişim içine girdi. Yepyeni programlar yepyeni sunucularla bir çok kişinin takdirini kazandı. Hatta değişik ortamlarda bu yayın politikasını destekleyen ve öven yazılar da yazdım. Takip eden arkadaşlar bunu bilir.

Ancak tarafsızlık ve objektiflik adı altında yapılan bazı programlar bir çok Galatasaraylı gibi beni de çileden çıkardı. Elbette tarafsızlık ve objektifliğe sözümüz yok ama bu programlara katılanlar kimler tarafından seçiliyor. Özgeçmişleri ya da yazdıkları hiç araştırılmıyor mu? İşi Galatasaray taraftarına hakaret etmeye hatta sövmeye kadar götüren konuk adı altındaki şarlatanlar tüm Galatasaray taraftarının tepkisini çekmektedir. Bu nedenle çevremde GSTV”yi protesto ederek izlemeyen birçok arkadaşımız da mevcut…    

Her şeyden önce GSTV”ye çıkacak konuklar tüm Galatasaraylılar tarafından takdir edilmiş, Galatasaraylılığından asla şüphe duyulmayan kişilerden seçilmiş , bu konuda herkesin hemfikir olduğu o kadar çok saygın kişi var ki.. Benim ilk aklıma gelen Sayın Melih Şabanoğlu.. Tüm Galatasaraylıların dinlemekten büyük zevk alacağı böyle isimler yerine ne oldukları belli olmayan kişileri ekrana çıkaran kanal sorumluları ayaklarına kurşun sıkmaktadırlar..

Bu konuda son söz ….GSTV”nin  gerçek  sahibi Galatasaray taraftarıdır ve Galatasaray”a yakışan konu ve konuklar izlemek istemektedirler…

İLHAN İLMENİZ…    

Gstv  kuruluş amacı belli olan bir kuruluş. Taraftarların doğru bilgilendirme , sporcuları tanıtma, kulüp faaliyetlerini yayınlama ve doğru iletişim ana hedeflerdir. 

Son dönemde yayın politikaları ve kullanılan formatlar ise bu amacın dışında olup daha çok kişisel egoları tatmin eden piyasa kanalların kötü bir taklidi olmaya başlamıştır. 

Gerek sosyal medya  programı gerek kanal çalışanlarının yaptığı sohbet programları kanalın adını taşıyan kulüp ile hiç ilgisi olmadığı gibi insanları kanaldan soğutmaya başlamıştır.

Galatasaray sadece bir futbol kulübü olmadığı gibi spor kulübünden çok daha önceye dayanan  köklü bir camiadır maalesef bu konu ile ilgili hiçbir tanıtıcı program yapılmamaktadır. Buna futbol harici branşlarla ilgili program sayısının azlığı da eklendiğinde  kanal ne bilgi ne tanıtıcı ne de öretici görevini yapmamakta ısrar etmektedir.

İnsanların futbol dışındaki branşlara ilgi duyması takıma aidiyet duygusu ile bağlanabilmesi için sporcuları daha iyi tanıması gerekir bunun için kulübün elinde çok büyük bir fırsat varken içi boş programlar yayınlandığı gibi bunlar defalarca tekrarlanmakta oysa  her gün bir sporcuyu yayına çıkardığı zaman bile bir yılı doldurabilecek bir potansiyeli olan kulübümüzün bu iletişim aracını bu kadar kötü kullanması dünya kulübü vizyonu ile bağdaşmamaktadır. 

GSTV’de yanlış giden birşeyler var!!!    

MUHSİN MORDENİZ…     

GSTV’de değişen birçok şey olduğu ortada. Güzel şeylerin yanında, taraftarların çok büyük tepkisini çeken yanlışlar da var.

İlk tepki Hasan Tankaya gibi bir GALATASARAY’lının yerine, Şansal Büyüka gibi (Meireles olayında görüntülerin montajlanıp Meireles’in tükürdüğü görüntüleri değiştirerek delilleri karartmak, maçları sunan spikerlerin Fb lehine maçları anlatacak kadar fanatik olması vb daha birçok yanlışın başrolünde yer alan) bir Fb’linin yanında yıllarca çalışmış Bahri Havadır’ın GSTV’nin başına getirilmesiyle verildi. Daha sonra GALATASARAY taraftarının istemediği tarz programların yayına girmesiyle yeni tepkiler geldi. GSTV; GALATASARAY’ın, GALATASARAY taraftarı için kurduğu bir kulüp kanalı. Devlet kanalı değil. GSTV’nin kurulma sebebi GALATASARAY ve GALATASARAY taraftarı olmadan GSTV’nin de olmayacağı aşikar bir gerçek. Farklı takımların taraftarlarının açıp GSTV’yi izleyeceğini zannetmiyorum. En azından benim ne sebeple olursa olsun oturup Bjktv , Fbtv’yi veya herhangi bir rakibimizin kanalını asla izlemeyeceğim kesin. Ama yeni programlara bakıyorum; yemek programı, moda programı, veya birçok taraftara çokta yönelik olmayan programlar yayında. Yemek programları yerel, ulusal nerdeyse tüm kanallarda zaten var. GSTV, bir spor kulübünün kanalı ve yayınların da o kulübe yönelik sportif yayınlar olması gerekiyor diye düşünüyorum. Ben bir taraftar olarak GSTV’yi açtığım zaman GALATASARAY, GALATASARAY’lılar ve spor haricinde bir program görmek istemiyorum açıkçası. Bayanlara yönelik moda programı izlemek isteyenler varsa, bu ihtiyaçlarını dediğim gibi nerdeyse tüm yerel ve ulusal kanallardan giderebilirler. Bunların yeri GSTV değil. GSTV’de görmek istediğim tek moda programı: GSSTORE’larda yeni GALATASARAY ürünlerinin tanıtıldığı program. Gerisi (naçizane fikrim) sadece işgüzarlık! ‘Sonradan Gurme’ isimli programdan sonra, ‘Yemekteyiz’ tarzı programları da beklemeye başlayan tek GS taraftarı ben değilimdir eminim. Yemek programlarının GALATASARAY’la, GSTV’yle ilgisi ne çözebilmiş değilim. Taraftar olarak spor programları ağırlıklı bir yayın akışı istiyorum ve bekliyorum derken kastım ‘BARCA Gündemi’ gibi programlar değil bu arada. İspanya, İtalya, İngiltere Gündemi tarzı genel programları kabul edebilirim, hatta yabancı önemli ligleri takip edebilmemiz açısından çokta güzel olur. ŞL’deki rakibimizle ilgili Schalke Gündemi diye bir program olsa tam isabet olur. Ama Barcelona GALATASARAY’ın ŞL’ndeki sadece olası rakiplerinden biridir ve ŞL’deki diğer tüm olası rakiplerimizle ilgili birer program yapılmadığına göre de saçmalıktır. Barcatv’de rakip GALATASARAY değilken, GS Gündemi diye bir program var mı? GALATASARAY’ın kanalında, bir İspanyol takımıyla ilgili özel bir program yapmanın manası ne? Rakibimiz olmayan bir takımın gündemini incelemek GSTV’nin değil, TRTSPOR, LİGTV, NTVSPOR gibi kanalların işi.

Gelelim bu yazıyı asıl yazma sebebim olan 2 sebebe. BLOGS programındaki saçmalıklar ve GSTV’ye çağrılan insanlar. GSTV’ye en önemli tepki; İbrahim Seten gibi şike davasında ismi geçen, tapelerdeki Aziz Yıldırım’la olan konuşmalarında GALATASARAY’a aleni küfreden, A.Yıldırım’ın basındaki tetikçilerinden olan, GALATASARAY aleyhine ısmarlama haberler yaptığı/yaptırdığı kanıtlanmıs bir isimle, R.Dilmen gibi şike davasında A.Yıldırım’ın fahri avukatlığını, basındaki savunuculuğunu yapan, anti-GS’lı yorumlarıyla GALATASARAY taraftarlarını sürekli çileden çıkaran, bir Avrupa maçında GALATASARAY’a küfrettiği ses kayıtlarıyla da kanıtlı birinin davet edilmesiyle gösterildi. GSTV’ye ve kulübe çok büyük tepkiler verilmesine rağmen bu yanlıştan geri dönülmedi. Bu 2 isim kendileri bazı bahanelerle davet edildikleri programa çıkmadılar. Bu konunun tam üzeri kapandı derken, geçenlerde BLOGS parogramında çok daha büyük bir yanlış yapıldı. 2 tane kim oldukları, ne oldukları bilinmeyen, vasıfsız, terbiyesiz Bjk taraftarı ve onlarla birlikte program sunucusunun sevgilisi olduğu öğrenilen bir bayan programa davet edildi. O Bjk’lilerin Twitter hesaplarında GALATASARAY’a küfrettiği, sövdüğü, hakaret ettiğini taraftarlarımız tarafından fark edilip GSTV çalışanlarına tepki gösterilince, GSTV çok daha büyük bir yanlış yapmadan programı iptal ettiğini açıkladı. Soruyorum; GSTV’de yayınlanan BLOGS programını yapanlar, neye göre, kimleri programa davet ediyor? Davet ettikleri insanları hiç araştırmıyor mu? Bu programa davet edilmek için GSTV’de birilerinin sevgilisi olmak yeterli mi? Programlara çağrılacak, davet edilecek insanlar hakkında hiçbir ön araştırma yapılmaz mı? Taraftarlar bile davet edilen kişileri öğrendikleri anda, bu kişiler kim acaba diye o kişilerle ilgili araştırma yapıp, bazı bilgilere ulaşabilirken, GSTV’de o programı veya diğer programları yapanlar, zahmet edip davet ettikleri insanların, en basitinden Twitter hesaplarına bakarak, neler yazdıklarını filan hiç araştırmaya tenezzül etmezler mi? GSTV’de program yapımcısı olarak görev yapanlar, GALATASARAY’ın kanalına, davet edecek hiç GALATASARAY’lı birilerini bulamazlar mı? Bu mudur vizyon? Bu mudur profesyonellik? Hiç sanmıyorum.

HASAN YILDIRIM…    

GSTV…    

Her Galatasaray’lının TV kanalı… İlk açıldığı günleri hatırlıyorum. Büyük bir heyecanla izlerdim. Yapılan programları dikkatle takip ederdim. Sonra şifreli oldu. Borçlu olan Galatasaray’a çok yük getiriyor ve kanal kalitesi daha yüksek olsun diye, kanalı şifreli yapıtılar. Galatasaray taraftarları bunu göze alarak pek ses çıkarmadı. Söyledikleri gibi kanal kalitesi her geçen gün arttı. Ünal Aysal döneminde de tekrar revize edilerek, büyük bir yatırımla şuanki boyutuna geldi.

 

En başta Bahri Havadır Genel Yayın Yönetmenliğine getirildi. Niye getirildi. Nasıl getirildi anlamadık bile, tepki koyduk yinede sonuç değişmedi. Devamında gelen yeni yayın anlaşıyla her Galatasaray’lının beğenisini topladı. Ve destek vermeye devam ettik. Gerçi bu kadar büyük yatırımla, bu kalitenin gelmesi çok çok normaldi. Ama yinede Bahri Havadır’ın başarısıdır diyebildik. Gerçi yapılan tüm programların 30 dakikada sınırlı kalmasıda eleştirilmesi gerek bir konudur. Sonra GSTV’ye bir şeyler oldu. Amaçsız, saçma programlar üstüne birde Fenerbahçe’nin fanatik “yorumcusu” Rıdvan Dilmen GSTV’ye davet edildi. Önce bir şaşkınlık, ardından öfkeyle tepki koyduk. Ona rağmen inatla çıkarmaya çalıştılar, nedenini bilmediğimiz bir sebeple… Sonra Rıdvan Dilmen daveti geri çevirdi. Olabilecek büyük protestolarıda engellemiş oldu. Bu olay bardağı doldurdu.

Ardından bir program " BloGS " diye amaçsız saçma sapan bir program yapılmaya başlandı. Kendi kendime yahu bu programın amacı nedir. Sadece twitter’da takipçisi yüksek olan adamları çıkartıyorlar. Artı çoğu Galatasaray’lı bile değilken, hani “Blog ve GS” programıydı. Çıkan kişilerin blogları vardı. Ama ya moda blogu yada sosyal kültür bloguydu. Bu programda olması gerekenler Galatasaray blogger’ları ve ya twitter’daki önemli Galatasaray’lılar. Normalde böyle olması lazımdı. Ama sanki tarafsız bir kanalda yapılırcasına, birkaç twitter fenomeni ve Galatasaray’la alakası olamayan blogger’lar çıktı. Tepki olmasına rağmen yine çok ses çıkmadı. Bazıları Galatasaray için, bazılarıda kişisel çıkarları için ses çıkarmadı. Sonra bir şey oldu. BloGS’ye bir davetli, kendi kişisel twitter hesabından Galatasaray’a küfür etmiş. Ve GSTV’ye çıkıyor. İşte o dolan bardak fazlasıyla taştı. Çok fazla tepki veren oldu. Ama yine top yükün tepki vermedik. Yinede program iptal oldu. Ben bu programın bu şekilde yapılmasına karşıyım. Yoksa ne sunucusuna nede bu programa karşı değilim. Bu programa Galatasaray’lı yazarlar çıkmalıdır. Olay bu kadar NET. !   

 

Ayrıca Galatasaray’lı blogger bulmak hiç de zor değil. Ve eminim ki GSTV2de çaılışan 1 kaç kişi hariç hepsi gönülden Galatasaray’lıdır. Bir de şunu değinmek isterim. GSTV’de geçen sene olan “ basketbol yorum “ programı bu sene neden yok. Çıkacak adam çok, Galatasaray’la alaksı olmayan saçma programları yapacakalarına, ülkemizde son yıllarda büyük gelişme gösteren basketbol programı olmalıdır. Ayrıca Galatasaray’ın son yıllarda özellikle bu sene çok fazla yatırım ve atılım yaptığı bir branşdır basketbol…    

FIRAT DURMAZ…    

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar