PostHeaderIcon Futbolun Neresindeyiz

“Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” der Simon Kuper. Kitleleri peşinden sürükleyen futbol son yüzyılın en popüler, en çok izlenen spor dalı olmuştur. Spor dışında ekonomiden siyasete, ülkelerarası diplomatik sorunlardan mafyaya, bahis çetelerinden şikeye kadar geniş bir alanı etkilemiştir. Futbol deyince aklımıza başta İngiltere olmak üzere Avrupa kıtası ve Güney Amerika gelir. Çünkü buralarda futbola bakış çok farklıdır, adeta bir yaşam tarzı olmuştur. İngiltere”yi anlatmaya gerek yok. Kimilerine göre futbolun anavatanı, futbolun beşiğidir. Taraftarı olduğunuz takımın ligdeki durumu hiç önemli değildir. Taraftar ile takımı arasında özel bir bağ mevcuttur. Bazen takımını gözyaşları ile bir alt kümeye gönderir. Ligdeki konumu ne olursa olsun “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” şarkıları her zaman söylenir. Bazen rakip takım şampiyon olunca alkışlarla karşılanır. Statlar her maç doludur. Skor ne olursa olsun hep destek vardır , sahada verilen mücadele hep alkışlanır. Maç öncesi ve sonrası taraftar gruplarının bir araya gelmesi ve o günkü maçı en ince ayrıntısına kadar yaşaması adeta yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Her ne kadar zaman zaman çok kötü olaylar yaşansa da İngiltere”de futbol bir başkadır. Almanya-İspanya-Fransa-İtalya-Hollanda-Portekiz gibi ülkelerde de futbol her zaman dikkat çekmiş ve bu ülkelerin takımları, futbolun dünyanın her yerinde izlenir bir spor olmasını sağlamıştır. Son yıllarda Rusya ve Çin”de çok büyük paralar ile oyuncu transferleri yapılmış ve futbol değişik nedenlerden dolayı bu ülkelerde ilgi merkezi haline gelmiştir. Ayrıca Afrika kıtasının futbolda gösterdiği gelişim de bu kıtayı ucuz, genç ve yetenekli futbolcu kaynağı haline getirmiştir. Güney Amerika”da ise futbol adeta bir din gibidir. Başta Brezilya olmak üzere tüm G.Amerika”da futbol dediğiniz zaman yaşam durur. Buralarda futbol yoksul sınıfların yoksulluktan kurtulmak için sarıldıkları tek araç, tek çıkış noktasıdır. Özellikle Brezilyalıların futbola olan yatkınlıkları ve tutkuları bu yoksulluktan kurtulmada büyük bir rol oynamıştır. Pele ve Maradona örnekleri bu kıtada futbola ilgi duyan gençler için müthiş örneklerdir. Ancak G.Amerika”da futbola olan tutku o kadar fazladır ki bazen ülkeler arasında savaş bile çıkarabilir. 1969 Dünya kupası elemelerinde Honduras-El Salvador arasında yaşanan olaylar halen akıllardadır. Bazılarına göre basit bir futbol maçı yüzünden bu iki ülke arasında savaş çıkmıştır. “Futbol Savaşı" adı verilen bu savaşın bilançosu 4 bin ölü, 12 bin yaralı olmuştur. Düşünün sadece bir futbol maçı yüzünden iki ülkede binlerce insan ölmüş ya da yaralanmıştır. Öyleyse “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir”… Arjantin ile İngiltere arasında Falkland Adaları yüzünden yaşanan olaylar futbola da yansımıştır. İki ülke arasında uzun yıllar devam eden gerginlik, spor müsabakalarında ise rekabete dönüşür.1986 FIFA Dünya Kupası çeyrek finallerinde oynanan ve Arjantin’in 2-1 galibiyetiyle sonuçlanan maçta Arjantin’in iki golünü de kaydeden ünlü futbolcu Diego Armando Maradona, duygularını şu şekilde anlatmıştı. “Maçtan önce futbolun Falkland Savaşı’yla ilgisi olmadığını söyleyip duruyorduk, ama orada birçok Arjantinli çocuğu kuş yavruları gibi öldürmüşlerdi… Bu bir rövanş olacaktı, sanki Malvinas’ın intikamını alacaktık. Yaptığımız röportajlarda hepimiz, bunları birbirine karıştırmamak lazım; futbol ve politika ayrı şeylerdir filan diyorduk ama yalandı hepsi, düpedüz yalan! İşte bunun için, sanırım attığım gol, golden de öte bir şeydi” Maradona”nın da dediği gibi futbol ve politika gerçekten birbirinden ayrı değil miydi? Bunun için tüm dünyanın konuştuğu derbilerin saha dışında görünmeyen yüzlerine bakmak gerek …Arjantin”de Boca-River Plate derbisine yoksullar ve zenginlerin maçı, İskoçya’daki Rangers-Celtic maçlarına Protestan-Katolik çekişmesi, İtalya”daki Roma-Lazio ve İspanya”daki Barcelona-R.Madrid derbilerine farklı siyasi görüşlerin çarpışması olarak bakılmaktadır. Birçok ülkede bu örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür. Peki Türkiye olarak biz futbolun neresindeyiz? Gerçek bir futbol ülkesi miyiz? Bizdeki futbol seyircisinin futbola bakışı, futbola olan sevgisi ne düzeyde? Gerçekten taraftarlar “iyi günde kötü günde” hep takımlarının yanında mı? Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinde gelinen son nokta nedir? Futbolumuzun şu an içinde bulunduğu durum ve gelecekte bizi bekleyen tehlikeler nelerdir? Sorular…Sorular.. Sorular.. Bu sorulara herkes kendi bakış açısıyla değişik yanıtlar verebilir. Ya da bu soruların tek doğru bir yanıtı olabilir mi? Elbette olaylara ,dünyaya ve futbola bakış açınıza göre bunun değerlendirmesini herkes kendi ölçülerine göre yapabilir…Başka bir deyişle herkesin bu konuda kendi doğruları olabilir. Bu sorulara başka bir yazımda yanıt verebilmek, ülkemizdeki futbolun durumuna farklı bir açıdan bakabilmek ve daha detaylı anlatabilmek umudu ile hoşça kalın…

İlhan İLMENÖZ

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar