PostHeaderIcon Galatasaraylı ve Diğerleri…

Galatasaray’lı olmak”Hangi takımlısın?” sorusunun cevabı değildir. Çünkü Galatasaray’lı olduğun andan itibaren, bu; yaşam felsefen, yaşam tarzın, olaylara bakışın, sosyal hayatın, 24 saatin, okulun, işin… üzerinde etkili olur, “O” olursun; böyledir. Bu durum da başka hiçbir spor kulübünde (dünyada ve ülkemizde) yoktur. Tabii ki bunun yanında Türk örf adetleri ve yetiştirilme tarzının, Anadolusal insan tipinin de etkisi çoktur.

“Başka hiçbir yerde yoktur”dan kastım: takımına aşırı gönül verme, sosyalleşme, takımla yatıp takımla kalkma… vesaire gibi unsurlar DEĞİLDİR. Eğer bu pencereden bakılırsa, o zaman ülkemizden de, dünyadan da örnekler verilebilir.

Aksi iddia ve ispat edilene kadar da bu durum fikr-i sabittir.

Durum, Galatasaray’lılarda böyle iken, bir de bunun kulüp ve spor dalı yönetim tarafı da vardır elbet. Orada da durum aynıdır, aynı olmak zorundadır; çünkü Galatasaray’lılık, Galatasaray’lı olan herkes için aynı oranda ve aynı şekilde hissedilmesi gereken bir duygudur.

Galatasaray’a gönül vererek desteğini gösteren ve “işini” yapan taraftarlar nasıl ki “diğerlerinden” farklı ise, kulüp bazında da düşünceler, yönetim şekilleri ve alınan kararlar diğerlerinden farklı olmak zorundadır. Galatasaray’lı taraftarın hayatı nasıl ki diğerlerinden farklı ise, Galatasaray’ı idare eden birimlerinin de yaptığı işler, düşünceler, hamleler, olaylara bakışı, davranışları diğerlerinden farklı olmak zorundadır.

Transfer konusunda gerek ülkemiz, gerekse de takımımız, birer “Gösteri dünyası için futbolcu alan A.B.D ligi, 8 tane çalışkan kendi öz cevherinin yanına 30 yaş üstü bir, iki eski dev getirerek ağabeylik yaptıran Yunanistan ligi, hem halkını hem de işgücünü sömürerek ülkelerden futbolcu toplayan Fransa, Hollanda ve Belçika ligi” DEĞİLDİR.

E, tabii ki İngiltere, İspanya, İtalya ligi de değildir. O zaman birisine İLLAKİ benzemeye çalışmak, hem olayın doğasına aykırıdır, hem de yanlıştır.

En başta, Türk futbolcusunun aklından “Avrupa’da oynamak” mantalitesi çıkmalıdır. Kulüplerimizde de “23 yaşına kadar getiririm, 10 yaşından itibaren tesislerimde besler özenle büyütür sonra AVRUPA’ya yıldız ihraç ederim” mantalitesi de çıkmalıdır. Bunun yanında Galatasaray; bir Gaziantepspor, Gençlerbirliği de değildir. Yap-İşlet-Elde Tutma-Devret… gibi… O zaman başka bir üslup, başka bir politika lazım.

Avrupa’ya ya da başka yerlere futbolcu gitmesin, oradan da futbolcu gelmesin demiyorum tabii ki. Ama kırsaldan kente SIRF GİTMİŞ OLMAK için giden, umut arayan insanlar gibi, bunu bir hayal ve şiar haline getirmek de, altı boş bir fikirdir.

Tabii ki bu sadece bir takımın düşüncelerinin değişmesi ile olmaz, top yekün ülke futbolunun ve içindeki insanların da gayreti ve emellerinin doğrultusunda olabilecek bir durumdur.

Yeni bir sezon başlarken hedefi nedir Galatasarayımızın? Kendi ligimizde şampiyon olmak, ülke içi müsabakalardaki kupalara sahip olmak ve yurt dışı müsabakalarında da üst noktalarda olup, dünya futbolunun üst noktalarındaki takımlarla mücadele edip, yenmek. Doğru mu? Doğru… O zaman, o üst noktalardaki takımlarla boy ölçüşeceğin vakit, elindeki “Avrupa’ya gitmek istiyorumcu” futbolcunu 22’sinde, arkasından su dökerek o üst noktadaki takımlardan birisine gönderirsen bu işte bir tezatlık doğar mı?

Ya da tam ters pencereden; o üst noktalardaki takımların göndermek istediği futbolcuyu alarak, o üst noktalardaki takımları yenmeye çalışmak istersen bu işte de bir tezatlık doğar mı?

Futbolu ve futbolcumuzu demir perde arkalarına gizleyip; biz onlardan almayalım, onlar da bizden almasın demiyorum tabii ki; lakin biraz daha özen istiyoruz.

Saygılar…
GS Ruhu…

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar