PostHeaderIcon ASIL MESELE TAKIM OLABİLMEK

Haftalardır aynı şeyleri izliyoruz, yazıyoruz biz bundan sıkıldık ama görüyoruz ki takım aynı oyunu oynamaktan bıkmamış. Hatta o kadar sevmişler ki bu oyunun sürekli tekrar ediyorlar tıpkı çok tutulan filmlerin sürekli çeline devam filmleri gibi lakin arada ufak bir fark var bizim ilk filmde gişede çakıldı hele devamlar hiç çekilecek gibi değil bildiğin kahır kıvamında işkence niyetine sabah akşam birer doz al bir haftaya cenaze namazına gün alırsın.
Büyük ihtimalle dün akşamki oyun için Fenerbahçe maçı sonrası yapılan aldatıcı yorumlar yapılacaktır yada umutlanmak isteyenler için umut kapısı niyetine olumlu bir ışık olarak görülecektir. Burada bir tespiti yapalım evet kadromuz çok kaliteli değil genelde bonservisi olmayan, ikinci ligden gelen veya küme düşen takımlardan gelen oyuncularla oluşturulmuş bir yerli rotasyonuna sahibiz fakat bu kadro bile oynayabileceğinin yarısını oynuyor bunun nedeni takım içi dayanışma olmadığı gibi gruplaşma olmasıdır. Sonuç olarak birbirini sevmeyen veya sevmeme noktasına gelmiş bir takımdan sahada kolektif bir uyum beklemek fazlaca iyi niyetli bir beklenti olur. Üstelik ligde zirveye oynayan Kayseri takımını dün bir kez daha gördük ki bu ligde çok iyi futbol oynanmıyor böyle bir takımdan puan olarak bu kadar geride olmak bile çok büyük bir beceriksizlik ister bunun için takımı ayrıca tebrik etmek lazım.
Maça dönersek takım Hagi geldiğinden beri alışılagelmiş biçimde maça iyi hazırlanıp maça da iyi başladı. Takım mental olarak genelde maçlara iyi hazırlandığı için bu tablo şaşırtıcı değil buna rakibinde kadro ve oyun olarak fazlaca abartılması eklenince oyun genel beklentinin aksine Galatasaray hakimiyetinde geçti. Yakalanan pozisyonlarda beceriksizlik, öz güven eksikliği birazda zeminin azizliği etkili olunca akıl almaz goller kaçtı. Kayseri maç boyunca net sayılabilecek tek pozisyon yakaladı diğerleri genelde uzaktan deneme şutları oldu burada kaleci Ufuk başarılı oldu savunmada da rakibe asist yapan bir oyuncu çıkmayınca golsüz eşitlik bozulmadı.
Maçta göze çarpan sorun hücumda çoğalamamak ve önde Kewell haricinde top tutabilen oyuncu olmaması olarak göze çarpıyor maalesef bu sorun Arda dönene kadar sürecek buna Pino’nun oyundan alınmasıyla topla mesafe kat edebilen oyuncunun da kalmaması eklenince maçın son bölümünde beklenen üretkenlik sağlanamadı.
Takım genel anlamda mücadele etti ve oyun olarak tatmin edici bir seviyede göründü ama bu aldatıcı olacak zira asıl test edilmesi gereken nokta skor olarak geriye düştüğümüz anlarda göstereceğimiz tepki olmalıydı. Trabzon ve Manisa maçlarında gol yiyene kadar zaten aynı oyun oynandı fakat golleri yedikten sonra ayağa kalkacak psikolojik güve sahip değiliz bu tablo dün gol yemiş olsak değişmeyebilirdi. Teknik olarak maçlara çok iyi hazırlanıp iyi başladığımız bir gerçek buda maç önü hazırlığını iyi yapan bir hocamız olduğu gerçeğini ortaya koyuyor ancak aynı tablo maçların ilk saatinden sonrası için geçerli değil. Hagi göreve geldiğinden beri bütün oyuncu değişikleri rakibe ilaç gibi geliyor işleyen bir düzeni bozup takımı hücum edemez hale getiriyor. Rakipler tam sıkışmışken acil durumlarda camı kırınız misali imdada Hagi yetişiyor dün akşamda aynı tablo izlendi Mehmet dışında girenlerin bu maçta yeri yoktu üstelik Mehmet girdiğinde iş yapabilmesi en muhtemel adamı oyundan alması da takımın öne gitmesini engelledi ve rakibin nefes almasını sağladı. Sürekli tek oyuncu ile hücum etmek hiçte akıllıca değil son yıllarda tek forvet genelde sıkça başvurulan bir sistem ama bundaki asıl niyet böylece daha fazla yaratıcı oyuncuyu aynı anda oynatmak oluyor bizde ise daha defansif bir kadro için bir kaçış fırsatı olarak algılanıyor. Bizde benzer sistemde önde tek oyuncu kullanıp arkalarını 3-4 yaratıcı oyuncu ile doldurabilecekken burada kullandığımız oyuncuları kalede uzak tutarak forveti yalnızlığa mahkum ediyoruz sonuç olarak Pino dört savunmacı ile baş başa kalıp ilk fırsatta şut atmaya mahkum ediliyor. Dün bu tabloyu sıkça gördük hatta öyle anlar oldu ki Pino sola deplase olup çizgiye indiğinde ceza sahasında sadece Elano vardı yaptığı orta doğal olarak hedefe ulaşmadı bu tablo defalarca tekrarlandı ama buna çözüm bulunamadı.
Zirve artık biraz daha uzak açıkçası hedef zirveye çıkmak mı ondan da emin değilim takım, yönetim ve camia çoktan havlu atmış durumda yıllardır sert muhalefet yapanlar bile son günlerde yaşanan olaylara seyirci kalmakta başkan lütfedip maça gelmiş ama ortada icraat yok, oyuncular artık durumu gizleme ihtiyacı duymuyor olacaklar ki saha içinde kavga etme noktasına geliyorlar. Bu tablo içinde umutlanmak için neden yok aslında takım Hagi ile beş maçını kazansa şimdi zirve adayı oluyordu demek ki kaybedilen bir şey yok evet ne ilginç bir durum değil mi hala bitmiş bir şey yok tek gerekli olan şey istikrarlı bir şekilde maç kazanabilen takım bu mümkün mü Galatasaray söz konusu asla umut bitmez diyeceğim de içimden yüksek bir ses çok zor be arkadaş diyor.
Biz gene bir umutla bir dahaki maçı bekleyeceğiz bir umut işte güzel şeyler görmek istiyorum ki güzel şeyler yazayım çok mu fazla şey istiyorum acaba sabaha kadar beynimi kurcaladı bu soru bence çok değil olağan bir istek bekleyip göreceğiz.

Muhsin MORDENİZ

Yorum yazın

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar