Aralık, 2010 için Arşiv

PostHeaderIcon MAURO FORMICA FUTBOL STİLİ

Mauro formıca 22 yaşında Arjantin doğumlu olmasına rağmen İtalya pasaportuda taşımaktadır 1988 doğumlu mouro formıca hakkında 2 gündür araştırma yapıp 8-9 maçın 15 er dakikalık özetlerini izledim…

Mauro formıca ofansif orta saha oyuncusu olmasına rağmen kanatlarda da ayrıcada 2. forvet mevkiinde de çok etkili olabilen her iki ayağınıda iyi kullanabilen özelliklede uzaktan attığı gollerle dikkat çeken bir oyuncudur çok süratli ve top tekniği üst düzeydedir bazen taraftarı ayağa kaldırabilecek klas hareketlerle rakiplerini alt edebilir fakat bunların yanında negatif yönleride var örneğin;çok süratli vede hırslı olmasına rağmen fizik olarak bu lig için yeterli olmayışı aynı zamanda futbol zekasının çok fazla ilerlememesi açıkçası beni endişelendiren özelliklerinden bazılardır ama saha içindeki oyun yapısı ile burada kendisine birçok taraftar kitlesi kazanabileceğini rahatlıkla söleyebilirim,yanlız birşeyi üzerine basa basa sölüyorum bu oyuncudan taraftarlarımızın çok büyük beklentiler içinde olmamalarını sabırlı olmalarını artık bizimde genç oyuncuların gelişmesi için yaptığı hataları esgeçme zamanımızın geldiğini düşünüyorum…

bu transferin Galatasaray camiası için hayırlı olmasını temenni eder ve bu forma altında sayısız başarılara imza atmasını umarım…

LEVENT DOĞANAY….

PostHeaderIcon TUTKU KREMASI

Beko basketbol liginde zirve mücadelesi nefesleri kesti. Hafta sonu genç takım maçında yaşanan olaylar bu maçı daha da gerginleştirmişti , salon ağzına kadar dolu bazı kesimlerde olay çıkmasını bekler gibiydi.
Gergin başlayan maçta daha tecrübeli olan Fenerbahçe Ülker ibreyi hemen lehine çevirdi. Avrupa ligi tecrübesi ve daha üst seviyede basketbol oynama alışkanlıkları olduğu için bu ortamlara da daha fazlı alışık olmaları maça da 15-5 ile başlamalarını sağladı.
Bu duruma sebep olan diğer durum ise Galatasaray Cafecrown takımının normalde soktuğu şutları aşırı konsantrasyon dolayısı ile sayıya çevirememesi oldu buna çok basit yakın atışlarında kaçması eklenince bu fark oluştu ama bu farkın suni olduğu çok geçmeden ortaya çıktı.
Sene başından beri sıkça eleştirdiğimiz ve istikrarsız gözüken Amerikalı oyun kurucu Taylor Rochastie bu maçta da kayıpları oynadı. Aslında son haftalarda iyi oynuyordu ama bu maçın sinir katsayısı Amerikalıya epey fazla gelmiş olacak ki maçı oynadığı 11 dakika da 5-0 ile skor üretemeden tamamladı. Yerine oynayan tecrübeli Tutku Açık ise sezon boyunca alışık olmadığı kadar fazla sahada kaldı ve 30 dakikada 12 sayı 7 asist 6 ribaunt ile maçın yıldızı oldu.
Galatasaray takımında göze çarpan en önemli nokta bugüne kadar çok başarılı oldukları savunmadaki rotasyonlar oldu zira şimdiye kadar rakiplerin seviyesi konusunda soru işaretleri vardı ki bu maçta da rakibini 56 sayıda tutup %35 şut isabetine izin verip rakibe 15 top kaybı yaptırması takımın geldiği seviyeyi gösteriyordu.
Galatasaray ile alakalı bir nokta da genelde göz ardı edilen Amerikalı Jashua Shipp’in özellikle savunmada yaptığı inanılmaz katkı olmalı zira hiçbir bire bir savunmada rakibe izin vermediği gibi her topa yardım edip toplar çaldı buna artı olarak ribauntlara da katkı yaptı ve takımın gizli kahramanı oldu.
Galatasaray alakalı en önemli noktayı ise sona sakladım oda tabii ki coach Oktay Mahmuti.
Oktay hoca sene başında aldığı takımı inanılmaz bir seviyeye çıkardı hocanın kariyerini bilenler için sürpriz bir durum değil ama yıllardı kaos ortamında olan bir kulübü bu kadar kısa sürede ayağa kaldırması gerçekten inanılmaz bir durum hocayı tekrar kutluyorum.
Rakibe gelirsek öncelikle Hırvat hocalarının panik halini yadırgadığımı söylemeliyim maçın kırılma anlarında yanlış kararlar aldı. Maç önü hazırlığını ise yanlış planlamıştı pota altını kullanmayı çok geç akıl etti.
Sene başında büyük umutlarla alınan Darijus Lavrinoviç büyük hayal krıklığı yaratırken Hırvat oyun kurucu Ukiç beklenenden uzaktı buna son haftalarda takımın en iyisi olan Mirsad’ın da kayıp olması eklenince sonuç kaçınılmaz oldu.
Maçın hakemleri için söyleyeceğim ilk yorum kötü maç yönettikleriydi. Maç boyu standartlarını anlayamadık ev sahibi olmasına rağmen Galatasaray aleyhine kolay fauller çalarak maça başladılar daha sonra sertliğe izin verdiler teknik faul sonrası Ömer Onan’ın kameralara yansıyan ve birkaç kez ısrarla tekrarladığı küfürlü tepkiye seyirci kalmaları hiç hoş olmadı.
Sezon henüz yarılanmadı ve Avrupa ve lig uzun bir maraton Galatasaray özellikle Taylor konusunda bir seçim yapmak zorunda takıma sınıf atlatabilecek bir takviye daha olursa zaten zirve adayı bir takımken zirvenin favorisi olabilir bunun için yönetim gereken fedakarlığı yapmaktan kaçınmamalı.

Muhsin MORDENİZ

PostHeaderIcon Gaziantep’te İstediğimizi Aldık !!

2010 yılının son resmi maçında Ziraat Türkiye Kupası’nda Gaizntepspor deplasmanında oynadığımız pozitif oyun ve işimize yarayabilecek bir skorla evimize dönüyoruz..
Maça Konyaspor maçından birkaç değişiklikle başladık..

Dizilişimiz ;

—————————— Aykut ——————————

Serkan ——– Gökhan ————– Servet ——— Caglar

———- Ayhan ———— Neill ———— Balta ———-

Aydın ———————- Kewell ———————– Pino

şeklindeydi..

Aslında maça başlayan bu kadro hatalı bir kadro değildi.. Malum ligdeki durumumuza bakarsak bu yıl kupaya daha çok önem vermemiz ve Gaziantep gibi zorlu bir deplasmanda böyle bir kadroyla mücadele etmemiz gayette doğru kabul edilebilir…

Maça aslında kötü başladık ve 6.dakikada defansın zincirleme hatasıyla topu ağlarımızdan çıkarmak zorunda kaldık.. Ne olduysa bu dakikadan sonra oldu ve takımımız basan, ısıran, mücadele eden, top rakipteyken şok pres uygulayan, topu aldığımızda ise doğru yerlere doğru hamleleri yapan bir yapıya büründü..

Bu istekli, hırslı ve mücadeleci oyun yapısıyla pozisyonlarda bulduk.. Golden hemen sonra Pino ile kontratağa çıktığımız pozisyonda, Pino’nun ceza alanı dışından vuruşu direkten dönerken golün haberinide veriyordu bu atak girişimimiz.. Nitekim dakikalar 12′yi gösterdiğinde Pino ile geldiğimiz bir akında ceza alanının dışından müthiş bir şutla süper bir gol buluyor ve maça dengeyi getirmeyi başarıyorduk…
Bu dakikadan sonrada oyunun tüm kontrolünü elimizde tutarak doğru oynamaya çalışıyor ve bunuda başarıyorduk.. Orta saha 3′lümüzün ( Ayhan — Neill — Balta ) her ne kadar çok defansif görünsede geçen maçlara oranla hücuma daha çok yardımcı oluyorlardı..  İlk yarıda pozitif futbol oynayarak ve oyunun kontrolünü elimizde tutarak soyunma odasına gitmiştik..

2.Yarıya Hagi’nin bir oyuncu değişikliği hatasıyla başladık.. İlk yarıda sahanın en iyilerinden olan Hakan Balta’yı oyundan alıp daha ofansif bir oyun planına dönmek için uzun zamandır oynamayan Arda’yı oyuna almıştı.. Bu değişiklik sonrası Gaziantepspor  oyunu dengelemeyi başardı.. İlk yarıdaki gibi iyi oynamasakta 2.yarıdada birkaç uygun pozisyonu değerlendiremedik..

Yine Hagi’nin bir oyuncu değişikliği hatasıyla gol umudumuz olan Pino’yu oyundan çıkarıp Serdar Özkan’ı oyuna almasıyla belkide galibiyet umutlarımızın dahada azalmasına neden oldu bu değişiklik.. Bu hatalı oyuncu değişikliğinden sonra takımımız rakip kalede pozisyona girmekte oldukça zorlandı ve maçta 1-1 sona erdi..

Bu skor aslında gruptan çıkmamız adına gayette iyi sayılabilir bir skordu.. Gündüz maçında grubumuzun diğer iddaalı ekibi olan Antalyaspor’un berabere kalmasından sonra bu maçta aldığımız 1 puan bir mucizenin gerçekleşmemesi dışında gruptan çıkmamıza yardımcı olacaktır…


ÇAĞLAR BİRİNCİ

Bir paragraf Çağlar Birinci adına açmak istiyorum..

Sezon başında transfer olduğunda çoğu Galatasaray’lının yerden yere vurduğu, eleştirdiği ve yönetimin çok büyük bir yanlış yaptığını söyleyenleri daha 3. maçında utandırmayı başardı Çağlar Birinci..

Henüz 3.maçı olmasına rağmen oynadığı bu 3 maçtada sergilediği oyun çok iyidi gerçekten.. Hem defansif anlamda hemde ofansif anlamda oynadığı bu oyun herkesin takdirini kazanmayı başardı..Sert oyun stili, kademelere çok iyi girmesi, geriden oyun kurma özelliği ve isabetli ortalarıyla Hakan Ünsal’dan sonra  bizlere nihayetinde istediğimiz bir sol bek izlettireceği sinyalini veriyor..

Uzun bir sakatlık sürecinden çıktı ve ligin 2.yarısında çok daha iyi bir Çağlar izleyeceğimizden hiçbir şüphem yoktur..

JOKER NEILL

Nerede oynarsa oynasın istikrarından hiçbir zaman birşey kaybetmeyen, hep aynı çizgide devam eden, hiç performans düşüklüğü yaşamayan ve hangi mevkiide oynarsa oynasın hep en iyisini vermeye çalışan bir joker oyuncumuz Lucas Neill..

Gaziantepspor karşılaşmasında Hagi tarafından orta sahada görevlendirilen Neill yine üstün performansıyla hepimizin takdirini kazanmayı başardı..

Neill’i yürekten kutluyor ve bu performansının sürmesini temenni ediyoruz.. Nazar Değmesin..

PINO … PINO … PINO

Aslında transferi gerçekleştiğinde birçoğumuzun şüpheyle baktığı bir oyuncuydu Pino..Rijkaard döneminde pek varlık gösteremeyen bu oyuncu Hagi’nin gelişiyle birlikte tavan yaptı..

Özellikle kanattan ziyade serbest olarak oynadığında çok daha etkili oynayan Pino, son vuruşlarını biraz geliştirmesi halinde çok daha skorere olacağını düşünüyorum.. Yaşının henüz çok genç olması kendini rahatça geliştirebileceği anlamına geliyor..

Gaziantepspor karşısındada sahanın en iyilerinden biri olan Pino, attığı enfes golle birlikte rakip kalede yarattığı ciddi tehlikelerlede varlığını yine fazlasıyla hissettirmeyi başardı..

Tebrikler Pino..

TÜM GÖZLER TRANSFERE ÇEVRİLDİ

Ligin ilk yarısının bitmesinin ardından tüm gözler transfere çevrilmiş durumda.. Yapılacak takviyelerle birlikte Aslantepe’de daha güçlü bir takım görmek istiyoruz hepimiz..

Lige havluyu attıktan sonra tek hedef olan Türkiye Kupasını kazanacak bir kadronun oluşturulması ve gelecek yılların takımını oluşturma adına atılacak ilk adımların nokta atışlar olmasını umuyoruz..

HAGI VE TUGAY’IN OYUN FELSEFESI

Hagi’nin oynatmaya çalıştığı oyun felsefesi ;

Kesinlikle kaybetmeye tahammülü olmayan, hem defansif hem ofansif anlamda birbirine yardımcı olan,  Galatasaray formasının büyüklüğünü bilen, bu forma için savaşan, aynı zamanda kalitelerinden şüphe edilmeyecek oyunculardan kurulu bir takım oluşturmak istiyor Hagi..

Bu oyun felsefesi için ilk adımlarda devre arasında atılacaktır.. Tabi bu istenilen oyun yapısı hemen oturmayacaktır ama en azından yapılacak takviyelerle ligin 2.yarısında bu oyun sistemini bize gösteren, bize hissettiren bir takım görmek istiyoruz.. Hagi ve Tugay’a güveniyoruz..

Saygılarımla Faruk Tan

PostHeaderIcon Acı Reçete Şart

Artık sözün bittiği yerdeyiz durup düşünmek yersiz kararlar alıp harekete geçmemiz lazım.
Servet,Hakan,Ayhan,Barış bu arkadaşlar ile 3 sezondur başarı gelmiyor hocalar ,yabancılar geldi gitti ama teşhis sürekli yanlış konuldu bu yara kangren olmuş kesip kurtulmadan çare bulamayacağız. Hagi bunlardan medet umuyorsa onuda göndermekte fayda var devre arası bu iş için bulunmaz bir fırsat operasyon yapılacaksa tam da zamanıdır.
Maliyet konuduna gelirsek zaten sene sonuna kadar bu oyunculara para vereceğiz üstelik sezon sonunda da bu arkadaşların talipleri kapımızda yatmayacağına göre Elano için uygulanan model bunlar içinde uygulanmalıdır .
Benzer strateji İnsua, Kewell ve Neill içinde uygulanmalı bunların zaten yarım sezonluk kontratı var devre arasında takımdan 10-15 oyuncu göndermediğimiz sürece bu iş çözülmez yeni sezonlarada umutla bakamayız.
Transfer içinde iç piyasadan uzak durmakta fayda var zira fiyatlar uçmuş drurumda benim düşüncem Antep takımından Murat Ceylan takımı ile sorunları varken alınabilir onun dışında Kasımpaşa takımından Şahin Aygüneş ile Belediye’den eski oyuncumuz Gökhan Süzen düşünülebilir.
Bunların dışında yurt dışında oynayan Oğuzhan Özyakup,Gökhan Töre,Tunay Torun,Burak Kaplan,Jem Poul Karacan,Taner Yalçın gibi gurbetçiler A2 takviyesi ve 3-5 genç çıkış arayan balkanlardan yabancılar alıp takımın birkaç sene bir arada oynayıp gelişmesini beklememiz lazım.
Burada asıl sorunlardan biri yönetimsel olarak gözüküyor zira başkan hala futbol şubesini yönettiğini sanıyor ciddi bir organizasyonsuzluk söz konusu kulüpte ceo,futbol direktörü,takım menajeri,sportif direktör birimleri birbirine karışmış durumda her şey Adnan Sezgin’e havale edilmiş , Bir yönetim şeması yok birimler arasında kopukluk var her 6 ayda bir yeni yapılanma yapılıp duruyor sürekli sakat temel üzerine bina yapmaya çalışıyoruz fakat ilk rüzgarda bina yıkılıyor maalesef bu durumu şansızlık olarak niteleyen basiretsiz bir yönetim hala görevde o açıdan yeni yapılanmadan ümitli olmak zor hemde çok zor.
Hoca ile alakalı olarak ciddi endişelerim olmakla beraber buradaki sorunumuz esasen hoca ile alakalı değil zira doğru yapı içinde hocalarında gelişip büyüyebileceğini çokça gördük o açıdan doğru yapı ile mevcut hoca kadromuzda gelişip büyüyebilir tıpkı Barcelona ile büyüyen Rijkaard,Guardiola , Real ile büyüyen Del Bosque örneklerinde olduğu gibi bazen sistemler ve organizasyonlar hocaları yüceltir. Yapılacak ilk iş yeni hoca getirmek olmamalı işe hocadan başlarsak gene yanılgıya düşeriz.

Muhsin MORDENİZ

PostHeaderIcon SAMI YEN HAKKINI SIZE HELAL ETMIYOR

Ali Sami Yen’e veda maçımızdı Gençlerbirliği karşılaşması..

Nice zaferlerin yaşandığı, nice tarihlerin yazıldığı,

Barcelona, Real Madrid, Man. Utd. , Milan, Chelsea, Dortmund, İnter, Juventus, Arsenal, Leed Utd. , Liverpool, Roma ve daha nicelerinin gelipte cehennemden çıkamadığı bir mabedimizdi Ali Sami Yen..

Türk futbol tarihinin en büyük başarılarının yaşandığı yerdi Ali Sami Yen..

Ama artık veda etme zamanıydı Ali Sami Yen’e.. Daha modern ve daha büyük bir stada geçecektik ligin 2.yarısından itibaren..

Ali Sami Yen’i yıkıp yerine alış- veriş merkezi açacaktılar..  Takım öyle kötü bir durumdaydı ki bu sezon, hiç olmazsa bu veda maçında iyi oynarlar, herşeyleriyle mücadele edip ne yapar ederlerde bu maçı alıp tarihe geçerler diye düşünmüştük..

Ama bu futbol cahillerine veda maçıda işlemedi.. Nice zaferlerin yaşandığı mabedimizin yıkılacağı umurlarında bile değildi.. Bildikleri gibi oynadılar ve yine çok rezil bir şekilde ligin zayıf takımlarından Gençlerbirliği’ne 2-0 mağlup oldular..

Aslında alıştık biz bu mağlubiyetlere, öyle bir alıştık ki artık normal bir galibiyet bizlere büyük bir başarı gibi geliyor..  Mağlubiyet değilde mabedimize böyle kötü bir takımla veda etmemiz koyuyor bizlere… Yönetiminden tut, futbolcularına kadar, malzemecisine kadar hiç kimse hak etmiyor bu formanın, bu armanın büyüklüğünü..

Hiç maç analizine girmeyecem, zaten girilecekte hiçbirşey yok ortada.. Sahaya çıkan bu futbol cahillerinden oluşan kadro hiçbirşeyi haketmiyor, bu formanın büyüklüğünü bilmiyorlar.. Arda, Sabri, Cana, Neill, Baros ve Kewell dışında hiç kimse bu formayı sırtlarına geçirmeyi haketmiyorlar, GALATASARAY isminin ne kadar büyük olduğunun farkında bile değiller.. Bu saydığım 5 futbolcu dışında alayının temizlenmesi gerekiyor..

Bu takımın düzelebilmesi ve eski Galatasaray’ı tekrar izleyebilmemiz için nelerin değişmesi gerekir ;

Öncelikle yönetim defolup  gitmelidir..

Yeni gelecek yönetimle beraber takıma öncelikle çok iyi ve her yönüyle 10 numara bir teknik direktör getirilmelidir..

Gelecek teknik direktörle beraber yapılacak operasyonla bu takımda 4 veya 5 futbolcu dışında hiç kimse kalmamalıdır..

Ardından bu formanın, bu armanın, GALATASARAY isminin ne kadar büyük olduğunu bilen, bu forma için canını veren, sonuna kadar savaşan, aynı zamanda kalitelerinden şüphe duymadığımız bir takım oluşturulmalıdır..

ELVEDA ALI SAMI YEN..

SAMI YEN HAKKINI SİZE HELAL ETMİYOR…

SAYGILARIMLA FARUK TAN

PostHeaderIcon 3 Puanı Özlemiştik


Ligde bulunduğumuz durum aslında maça çokta heveslendirmiyordu bizleri.. Kazansakta, kaybetsekte birşeyin ifade etmediği bu maçtan galibiyetle ayrılıp birkaç basamak yükselmeyi hedefliyorduk mesela.. Servet’in yerine Gökhan Zan, Ali Turan’ın yerine Sabri ve Elano’nun yerinede Aydın ile başladık maça..

Maça aslında geçen haftalardan farksız bir oyun planıyla başladık ve yine baskı kurmaya çalışan bir takım vardı sahada..Topun kontrolü bizdeydi ama bal yapmayan arı misali dolaştırıyorduk topu.. Ama bu maçta daha çok pozisyona giren taraftık..Girdiğimiz uygun pozisyonlarda Kewell ve Pino ile ilk yarıda skoru 2-0′a getirip rahatlıyorduk..

2.yarıdada topun kontrolünü elimizde bulundurarak oynamaya çalıştık.. 2.yarıda çok daha müsait pozisyonlardan yararlanamadık malesef.. Pino ile kaçırdığımız tam 4 tane %100′lük gol pozisyonu vardı bu bölümde.. Hagi’nin değişikliğiyle Barış yerini Insua’ya bıraktı.. Insua’nın oyuna girmesiyle Hakan Balta orta sahaya geçti ve takım daha iyi top çevirmeye ve daha etkili olmaya başladı.. Nitekim bir pozisyonda Hakan Balta’nın ara pasına hareketlenen Sabri ortayı yaptı, ceza alanına hızla gelen Hakan Balta’nın kafa vuruşuyla skor 3-0 oldu.. Maç bu golle 3-0 bitti ve 4 hafta aradan sonra 3 puanı aldı takımımız..

Hangi futbolcularımız ön plana çıktı ;

Lucas Neill : Yine çok iyidi.. Her zamanki gibi hatasız oynadı ve rakibin önemli akınlarını kesen, bu akınların büyümesini engelleyen isimdi yine.. Geldiği günden bu yana sürekli aynı çizgide devam eden Neill’i tebrik ediyor ve bu performansının devam etmesini umuyoruz..

Gökhan Zan : En son Karabükspor deplasmanında forma şansı bulmuştu ve Emenike’ye karşı adeta sahadan silinmişti. Kasımpaşa karşısında bulduğu forma şansını aslında iyi denebilecek bir şekilde bitirdi diyebiliriz.. Neill ile birlikte Gökhan’da hatasız oynadı diyebiliriz. Umarız bu performansının üzerine dahada koyar ve Galatasaray’da kalmayı hakedecek bir performansa kavuşabilir..

Sabri Sarıoğlu : Kasımpaşa karşısında sahanın iyilerinden biriydi Sabri’de.. Sağ bekte oynadığında ne kadar etkili olduğunu hepimiz görüyoruz.. Hagi’nin hatasından dönmesiyle tekrar mevkiisine kavuşan Sabri 2 asistle dünkü maçın iyilerindendi..

Harry Kewell : Yaşı ve hastalığı nedeniyle çokta formda olmadığı bir dönemde yine profesyonelliği, tecrübesi ve kalitesiyle elinden geleni yapıyor ve sonuca etki etmeyi başarıyor… Sezon sonu büyük ihtimalle yollar ayrılacak artık ama bu dönem içerisinde elinden gelenin en iyisini yapacağından ve takıma katkısının yine büyük olacağından şüphemiz yoktur..

Juan Pablo Pino : Asıl mevkiisi kanatlar  olmasına rağmen forvette daha iyi bir performans gösteriyor.. Kasımpaşa karşısındada etkiliydi etkiliydi ama inanılmayacak pozisyonları kaçırarak bizlere saç baş yoldurttu.. Tam 4 tane kaleciyle karşı karşıya pozisyonda ya çalım atmaya çalıştı yada kalecinin üzerine vurdu.. Ve tabikide çok gereksiz yerlerden gereksiz şutlarla bencilliğini ortaya koydu malesef.. Son vuruşlarını düzeltir ve bencilliğini üzerinden atmayı başarırsa 4 4′lük bir forvet olacağından şüphemiz yoktur..


Operasyon Başladı

Aslında hafta başında Elano’nun Santos’a transfer oluşu bir operasyonun başladığının göstergesiydi.. Bu maçtada oynamayan bazı oyuncularını denedi Hagi ve bu operasyonu devam ettreceğine dair sinyaller verdi.. Gökhan Zan’ı, Aydın Yılmaz’ı, Serdar Özkan’ı, Caglar Birinci’yi, Emiliano Insua’yı denedi bugün Hagi..

Çok fazla şans bulamayan oyuncularını görüp devre arasında nasıl bir harita çizeceğine karar verecektir Hagi.. Kalan 2 haftadada bu çok fazla şans bulamayan oyuncuları deneyip devre arasında kalacak ve gidecek oyuncuların listesini yönetime bildirmesini bekliyoruz Hagi’nin..

Tabi gönderilecek futbolcuların yanı sıra yapılacak transferlerde merak konusu.. Hafta içinde Adnan Polat en az 4 transfer yapılacağını açıkladı..100 futbolculuk bir transfer listesinde Hagi’nin kimi isterse onun alınacağını söylemişti yine Adnan Polat..

Bakalım kimler katılacak takıma.. Bizde devre arasını dört gözle bekliyor ve Aslantepe’ye nasıl bir kadroyla gideceğimizi merak ediyoruz..


Saygılarımla Faruk Tan

PostHeaderIcon Divan Başkanımız Sn İrfan AKTAR’ a açık mektup.

Sayın Aktar, ben 30 yaşında aklı ermeye başladığı günden beri Galatasaray taraftarıyım. Galatasaray’ı hem Anadolu’dan uzakta, hem de yakından yerinde destekledim, ölene kadar da desteklemeye devam edeceğim. Geçen bu uzun yıllar süresince birçok başarı ve başarısızlık gördüm ama hiçbir zaman bu camiada inançsızlık görmedim. Benim için Galatasaraylılık her zaman bir ayrıcalık anlamına gelmiştir. Ben her zaman bir Galatasaraylı’ nın, kendine Galatasaraylı diyen birinin daima toplumda farklı olması gerektiğine inandım ve benden küçüklere de böyle anlattım. Son 10 yılda Galatasaray camiasında, özellikle de tribünlerde çok ciddi bir yozlaşma baş gösterdi. Gelinen noktanın da bu yozlaşmanın meyvesi olduğu inancındayım. Türkiye’nin medeniyete açılan penceresinde tribünlerde başlayan bu olumsuz görüntünün zamanla sportif mücadele veren takımlarımıza sirayet ettiği düşüncesindeyim. Bugün spor takımlarımızda Galatasaraylılık kelamının özünü kavrayamamış sporcular doldurulmuş durumda. Aynı karanlık maalesef tribünlerimizde de var. Bugün Galatasaraylıların bir çoğu tribünlerden uzaklaşmış durumdadır. Galatasaray tribünleri çoğulcu demokrasiden rantçı tekelciliğe döndürülmüştür. Artık tribünlerde farklı seslere yer yoktur. Tek bir liderin beğendiği pankartlar, beğendiği tezahüratlar stada girebiliyor. Maalesef bu lider de gücünü yönetimden almaktadır. Aslan Nihat’ın aslanlarının yerini amaçsız bir güruh almış durumdadır. Galatasaray her geçen gün ruhunu kaybetmektedir. Galatasaray’ın kuruluş amacı unutulmuş, yerini adam sendecilik almıştır. Maaşlı personel Galatasaray Genel Kurulu’nun önüne geçmiş durumdadır. Gelenekler unutulmuş, yerini populizme bırakmıştır. Galatasaray’da reis’in yerini sporcuya dayalı düzen almıştır. Sizler bu camiaya yıllarını vermiş duayenlersiniz. Mevzu mevcut yönetimin başarı veya başarısızlığı değildir, gelinen nokta yıllardır yapılan yanlışlardır. Gelinen nokta Tevfik Fikret’ in dünya görüşünün, bu ülkeye aydınlık nesiller yetiştiren bir camianın çöküşüdür. Dışarıdan camiaya giren Truva atlarının içlerine gizledikleri karanlık askerleri ortaya çıkartmasıdır. Gelinen noktada duruma müdahalenin haddime düşmeyerek mecburiyet halini aldığı kanaatindeyim. Lütfen müdahale ediniz. Galatasaray’da görev alınmaz görev verilir. Galatasaray’a eski güzel günlerini(bunu sadece sportif başarı olarak düşünmeyiniz.) geri verecek, geleneklerini hatırlatacak bir yönetime görev veriniz. Bu kişilerin isimleri hiç önemli değildir, hatta mevcut yönetimden dahi isimler olabilir ama mevcut durum olamaz. Lütfen bana miras kalan bu dünya görüşünü, miras bırakacağım nesle bana miras kaldığı hale geri getriniz. Lütfen…

Ahmet Kılıç

Ara
Yazarlar

AHMET KILIÇ
FIRAT DURMAZ
BARIŞ CENK AKKAYA
İLHAN İLMENÖZ
SÜHAN CEM UCSOY
İSMAİL ŞEN
MUHSİN MORDENİZ
HASAN YILDIRIM
BAHADIR OĞUZ
NİHAT ONUR
ALİ CAN KUTLU
DOĞUKAN YILDIZ
CAN TÜYSÜZ
SÜLEYMAN ÖKDEM
GÜÇLÜ GÖNÜLERİ

Sosyal Medya
Anket
Dursun Özbek görevine devam etmelimi?
View Results
Bağlantılar